Emekli Tümamiral Rusya Ve Çin İle Askeri İş Birliği Önerisini Savundu

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, NATO'nun çözülme sürecinde Türkiye'nin Rusya ve Çin ile kuracağı askeri iş birliğinin küresel dengeleri köklü biçimde değiştireceğini savundu.

Emekli Tümamiral Rusya Ve Çin İle Askeri İş Birliği Önerisini Savundu
Tarih: 2026-04-16

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, NATO'nun çözülme sürecinde Türkiye'nin Rusya ve Çin ile kuracağı askeri iş birliğinin dünya dengesini köklü biçimde değiştireceğini söyledi.

Emekli Tümamiral Rusya Ve Çin İle Askeri İş Birliği Önerisini Savundu

Bahçeli'nin "Dünya Barış Konseyi" Çıkışı ve Türkiye'nin Yeni Ekseni

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 14 Nisan'da yaptığı konuşmada BM Genel Sekreteri António Guterres önderliğinde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve AB'nin katılımıyla bir "Dünya Barış Konseyi" kurulmasını önerdi. ABD'nin NATO'dan çıkma tartışmalarının yoğunlaştığı bu dönemde Bahçeli'nin açıklaması, Türkiye'nin gelecekteki ittifak tercihlerine dair güçlü bir sinyal olarak okundu. "Mavi Vatan" kavramının mimarı Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise bu tabloyu ve Türkiye'nin önündeki seçenekleri Milliyet.com.tr'ye ayrıntılı biçimde anlattı.

Emekli Tümamiral Rusya Ve Çin İle Askeri İş Birliği Önerisini Savundu

Cem Gürdeniz: ABD Çöküşünün Farkında Değil

Gürdeniz, ABD'nin kendi yetersizliklerinin bilincinde olmadan saldırgan bir tutum sergilediğini vurguladı. 40 trilyon dolara yaklaşan borç stoku, hızla küçülen Amerikan donanması ve deniz yolları üzerindeki kontrolünü yitirme tehlikesini ABD'nin yapısal sorunlarının başına koydu. "Amerikan donanması dünyanın her yerinde etki alanı yaratmaya ve gücü idame etmeye artık yetmiyordu" diyen Gürdeniz, Çin'in denize açılmasını da ABD'nin karşı karşıya kaldığı en ciddi jeopolitik meydan okuma olarak nitelendirdi.

Gürdeniz'e göre Ukrayna-Rusya savaşının teşvik edilmesi de bu büyük stratejinin parçasıydı; hem Rusya'yı yıpratmak hem de Avrupa'yı Rusya enerjisinden kopararak sanayi rakibi olmaktan çıkarmak hedeflendi. Buna ek olarak 28 Şubat 2026'da ABD'nin İran'a müdahil olmasının ise deniz gücündeki gerilemeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu aktardı. "Hürmüz'ü açamadı. USS Bush uçak gemisi Bab El Mendeb'deki Husi korkusuyla Kızıldeniz yerine Ümit Burnu'nu dolaşıyor. Bu denizlerin hakimi olduğunu iddia eden bir devlet için son derece küçük düşürücüdür" dedi.

İsrail-Türkiye Çatışması Türkiye-ABD Savaşıdır

Gürdeniz, NATO içinde kalmasına karşın ABD'nin tarihte defalarca Türkiye'nin aleyhine davrandığını hatırlattı; PKK meselesini, Kıbrıs'taki Rum silahlanmasını ve Yunanistan üzerinden Türkiye'yi kuşatma girişimlerini örnek gösterdi. "Eğer İsrail Türkiye'ye saldırırsa NATO'nun 32 ülkesinin 31'i zaten İsrail'in yanında duracaktır" diye konuşan Gürdeniz, böyle bir çatışmanın aynı zamanda doğrudan bir Türkiye-ABD çatışması anlamına geleceğini de net ifadelerle ortaya koydu. Büyük bir savaş çıkması halinde Türkiye'nin 80 yıllık güvenlik mimarisinden çıkarak kendi güvenlik yapısını oluşturabileceğini belirtti.

Cem Gürdeniz'e Göre Nükleer Denizaltı Türkiye'nin Oyun Değiştireni Olur

Tümamiral Gürdeniz, Rusya ile S-400'lerle başlayan iş birliğinin hipersonik füze, ileri seviye SİHA teknolojisi ve hava savunma sistemleri alanlarına genişletilmesini önerdi. Bir denizci olarak en kritik adımın ise nükleer tahrikli denizaltı iş birliği olduğunu söyledi. "Türkiye'nin Akdeniz'de nükleer tahrikli denizaltı sahibi olması, ya da o seviyeye gelene kadar Hindistan'ın yaptığı gibi kiralayarak işletmesi bile tüm dengeleri değiştirir" dedi.

Türkiye-Rusya-Çin Üçlüsü Dünya Tarihini Değiştirebilir

Gürdeniz, Türkiye, Rusya ve Çin'in kuracağı üçlü iş birliğine ilerleyen süreçte İran'ın da katılmasıyla oluşacak yapının dünya jeopolitiğini kökten dönüştüreceğini savundu. ABD ve İsrail'in küresel politikalarından zarar gören devletlerin bu eksene dahil olabileceğini de ekledi. "Dünyada çok büyük bir Amerikan ve İsrail nefreti oluşmaktadır. Bu tutum devam ettiği sürece yeni kutuplaşmalar, yeni güvenlik mekanizmaları oluşacaktır" ifadelerini kullandı.

Atatürk'ün Lenin'e Yazdığı Mektup: 106 Yıl Sonra Aynı Tablo

Gürdeniz, bugünkü konjonktürü 1920'lerin koşullarıyla karşılaştırdı. Mustafa Kemal Atatürk'ün 23 Nisan 1920'de meclisi kurduktan hemen sonra Lenin'e yazdığı mektupla Rusya'dan askeri destek talep ettiğini, 1920 Eylülü ile 1922 Haziranı arasında 300 bin ton cephanenin Karadeniz üzerinden Anadolu'ya ulaştırıldığını hatırlattı. "Atatürk'ün en ünlü sözü de budur; gözüm Sakarya'da, kulağım İnebolu'da. İnebolu'dan kastı Rusya'dan gelecek olan cephanedir" diye anlattı.

Gürdeniz, sözlerini şöyle tamamladı: "O bakımdan şartlar yine aynı durumu getiriyor. Eli sopalı iki mafya devlet etrafa kendi istediklerini dayatırken bir direnç ekseni oluşuyor. Türkiye ezenlerin değil, ezilenlerin yanında olmalıydı. Dilerim Türkiye, Atatürk'ün 106 yıl evvel yapmış olduğu durum mahkemesini şimdi de yapar."