Avrupa NATO Planını Hazırladı ABD Çekilirse Devreye Girecek
Avrupalı yetkililer, ABD'nin NATO'dan çekilme ihtimaline karşı kapalı kapılar ardında kapsamlı bir yedek plan hazırlıyor; "Avrupa NATO'su" olarak nitelendirilen bu yapı, komuta, lojistik ve hava savunmasında Avrupa'nın ağırlığını artırmayı hedefliyor.
Avrupa, ABD'nin NATO'dan çekilmesi ihtimaline karşı kapsamlı bir yedek plan hazırlıyor. Wall Street Journal'ın haberine göre bu plan, ittifakın işlevini ABD desteği olmadan da sürdürmeyi hedefliyor.
"Avrupa NATO'su" Sessiz Sedasız Şekilleniyor
Avrupalı yetkililer, aralarında "Avrupa NATO'su" olarak nitelendirdikleri bu planı, resmi toplantılardan çok kapalı kapılar ardındaki görüşmeler ve gayriresmi temaslarla olgunlaştırıyor. Planın odağında NATO'nun komuta yapısında Avrupa'nın daha fazla söz sahibi olması ve ABD'nin üstlendiği askeri kapasitenin kademeli biçimde Avrupa'ya devredilmesi yer alıyor. Lojistik destek, istihbarat, hava savunması ve askeri koordinasyon bu süreçte öncelikli alanlar olarak öne çıkıyor. Yetkililer, çalışmanın NATO'yu zayıflatmak amacıyla değil, olası bir ABD çekilmesine karşı ittifakı ayakta tutmak için yürütüldüğünü vurguluyor.
Trump'ın Söylemleri Süreci Hızlandırdı
WSJ, sürecin hız kazanmasında ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'ya yönelik sert açıklamalarının ve ittifaka bağlılık konusundaki belirsizliğinin belirleyici rol oynadığını aktarıyor. Trump'ın zaman zaman NATO'dan çekilme ihtimalini gündeme getirmesi Avrupa'da derin bir güven sarsıntısı yarattı. Şansölye Friedrich Merz önderliğindeki Almanya'nın tutum değişikliği ise süreci daha da hızlandırdı; Almanya, uzun yıllardır ABD'yi Avrupa güvenliğinin ana güvencesi olarak konumlandırırken artık bağımsız hareket etme fikrine daha yakın duruyor.
Bu dönüşümün ardından Birleşik Krallık, Fransa, Polonya, İskandinav ülkeleri ve Kanada'yı kapsayan geniş bir koordinasyon zemini oluştu. Söz konusu ülkeler, NATO bünyesinde Avrupa'nın daha fazla yük üstlenmesini sağlayacak bir "ortak hareket planı" üzerinde çalışıyor.
Liderler: "Bu Ani Bir Kopuş Değil"
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, yaşananların ani bir kırılma olmadığını, zaten süregelen bir yük paylaşımı sürecinin devamı olduğunu söylüyor. Stubb'a göre Avrupa, güvenlik sorumluluğunu giderek daha fazla üstlenmek durumunda. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de ittifakın zaten daha Avrupalı bir yapıya doğru evrildiğini, bunun ittifakı zayıflatmak bir yana yeniden dengelediğini ifade ediyor.
Kapasite Açığı ve Nükleer Caydırıcılık Kritik Sorun
Haberin en çarpıcı başlıklarından biri Avrupa'nın derin askeri kapasite açığı. Yıllardır düşük savunma harcamaları nedeniyle Avrupa, istihbarat, uydu sistemleri, hava nakliyesi ve uzun menzilli savunma alanlarında ABD'ye büyük ölçüde bağımlı kaldı. En hassas mesele ise nükleer caydırıcılık; ABD'nin sağladığı nükleer koruma olmadan Avrupa'nın aynı güvenlik seviyesine kısa vadede ulaşmasının mümkün olmadığı belirtilirken bu boşluğu kısmen doldurabilecek tek güçlerin Fransa ve Birleşik Krallık olduğu vurgulanıyor.
WSJ ayrıca Almanya ile Birleşik Krallık'ın uzun menzilli hassas füze ve yeni nesil silah geliştirme projelerinde iş birliğine gittiğini aktarıyor. Öte yandan NATO'nun en üst askeri komutanlık görevlerinin geleneksel olarak Amerikalılar tarafından yürütüldüğü ve ABD'nin bu rolü bırakmaya niyetli olmadığı da dikkat çekiyor; bu durum Avrupa'nın liderlik kapasitesini artırma hedefinin önündeki en büyük yapısal engel olarak değerlendiriliyor.
NATO Dağılmıyor, Ama Dönüşüyor
WSJ'ye göre bu tablo NATO'nun dağılacağına işaret etmiyor; ancak ittifak, sessiz ama köklü bir "Avrupa merkezli dönüşüm" dönemine giriyor. Avrupa'nın ciddi kapasite eksikleriyle boğuşmaya devam ettiği ve ABD desteği olmaksızın eşdeğer bir savunma gücüne kısa sürede ulaşmanın güç olduğu gerçeği ise bu sürecin önündeki en somut kısıt olmaya devam ediyor.