AB Dışişleri Bakanları İsrail'e Yaptırım Seçeneklerini Masaya Yatırıyor

AB dışişleri bakanları, 21 Nisan'da Lüksemburg'da bir araya gelerek İsrail'e yönelik ticari yaptırım seçeneklerini yeniden masaya yatıracak.

AB Dışişleri Bakanları İsrail'e Yaptırım Seçeneklerini Masaya Yatırıyor
Tarih: 2026-04-18

AB dışişleri bakanları, 21 Nisan'da Lüksemburg'da bir araya gelerek İsrail'e yönelik ticari yaptırım seçeneklerini yeniden masaya yatıracak.

AB Dışişleri Bakanları İsrail'e Yaptırım Seçeneklerini Masaya Yatırıyor

AB Bakanları İsrail Yaptırımlarını Yeniden Gündemine Alıyor

Avrupa Birliği dışişleri bakanları Salı günü Lüksemburg'daki toplantıda Orta Doğu'daki gelişmeler çerçevesinde İsrail'e karşı ticari tedbirleri ele alacak. Toplantının gündemine ilişkin açıklama yapan üst düzey bir AB yetkilisi, "yaptırım seçeneklerinin hâlâ masada olduğunu" vurgulayarak "Salı günü tartışmanın nereye gittiğini göreceğiz" dedi. Yetkili ayrıca AB'nin iki devletli çözümü temel çerçeve olarak korumaya devam ettiğini belirtti. Gazze'deki insani duruma yönelik somut adımlar ile Filistin yönetimine destek sağlanması da öncelikler arasında yer alıyor.

Diplomatik kaynaklara göre Belçika, İrlanda, Portekiz, Slovenya ve İspanya, önceki toplantılarda da savunduğu ticari tedbirleri bu kez de gündeme taşıyacak. Söz konusu ülkelere başka üye devletlerin de destek vereceği aktarılıyor.

Rafa Kalkan İsrail Yaptırım Seçenekleri Neler?

AB Komisyonu'nun 2025'te hazırladığı tedbirler arasında İsrail'in Horizon Europe bilim programından çıkarılması ile aşırı sağcı bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir'e ve Batı Şeria'daki şiddetten sorumlu yerleşimcilere yaptırım uygulanması yer alıyor. Tüm bu adımlar, Ekim 2025'teki ateşkesin ardından gündemden düşmüştü. Avrupa Vatandaş Girişimi kapsamında toplanan 1 milyonu aşkın imzayla AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması da tekrar konuşulmaya başlandı.

Yaptırımların bir bölümü için üye ülkelerin oy birliği şart; daha önce Viktor Orbán liderliğindeki Macaristan bu adımları veto etmişti. Almanya ve İtalya'nın da tutumlarını değiştirmesi gerekiyor.