Uzmanlar Açıkladı Bulut Tohumlamanın Yağış Çalma İddiası Mümkün Değil
İran'ın BAE'deki bir üssü vurduğu ve bunun bölgedeki yağışları artırdığına dair iddialar sosyal medyada yayıldı. Uzmanlar, bulut tohumlamanın gerçek ama sınırlı bir uygulama olduğunu ve başka ülkelerin yağışını etkilemenin bilimsel olarak imkânsız olduğunu açıkladı.
Sosyal medyada hızla yayılan bir iddia gündem oluşturdu: İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan bir "bulut tohumlama merkezini" vurduğu ve bunun ardından bölgede yağışların arttığı öne sürüldü. İddiaların fitilini, İran'ın Afganistan Büyükelçiliği'ne ait olduğu ileri sürülen bir X hesabından yapılan ve kısa süre içinde silinen paylaşım ateşledi. Uzmanlar ise iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını açıkladı.
'Yağmur Kontrolü' İddiası Nasıl Yayıldı?
Söz konusu paylaşımda, İran füzelerinin BAE'deki AN/TPY-2 radar sistemlerinin bulunduğu üssü hedef aldığı ve bu saldırının ardından İran ile Irak'ta yağışların aniden arttığı ileri sürüldü. Bazı kullanıcılar iddiayı daha da ileri taşıyarak bu üssün yüksek frekanslı dalgalarla atmosferi etkileyip hava olaylarını yönlendirebildiğini, yağmur bulutlarının istenilen bölgelere çekilebildiğini ya da belirli coğrafyalardan uzaklaştırılabildiğini savundu. İddialar herhangi bir kanıt ya da görüntüyle desteklenmeden anonim hesaplar aracılığıyla kısa sürede farklı dillere yayıldı.
Uzman Görüşü: Bulut Tohumlama Gerçek Ama Sınırlı
CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, bulut tohumlama ve yapay yağış uygulamalarının bilimsel bir gerçek olduğunu ancak yalnızca sınırlı ve yerel alanlarda etkili olabildiğini vurguladı. Şen konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Yapay yağış veya bulut tohumlaması, eski ismiyle 'yağmur bombası' gibi, artık bu isimle anılmasa da daha modern aletlerle yapılan yağış artırma projeleridir. Yağış artırma projeleri, dünyanın 50'nin üzerindeki ülkesinde hâlâ yapılmaktadır."
Şen, bu uygulamanın bulut yokken yağış oluşturmak olmadığını, mevcut bulutlardaki yağışı belirli oranlarda artırmak anlamına geldiğini belirtti. Yağış artışının ise uygulanan tekniğe ve bulut tipine göre yüzde 10 ile 25 arasında kaldığını aktardı. Bu işlemde buz kristaline benzer yapısıyla gümüş iyodürün kullanıldığını, jeneratörler ya da uçak kanatlarına takılan fişeklerle bu maddenin duman halinde bulut içine verildiğini açıkladı.
Orhan Şen: "Başka Ülkeler Havamızı Etkileyemez"
Şen, sistemin yaklaşık 100 kilometrelik bir alanla sınırlı olduğunu ve daha büyük meteorolojik sistemlere müdahale edilemeyeceğini söyledi. "Başka bir ülkenin yağışını almak gibi bir durum söz konusu değildir. Atmosfer sürekli kendini yeniler" diye konuşan Şen, Türkiye'deki yağış artışının da doğal meteorolojik süreçlerden kaynaklandığını ifade etti. Geçen yılki kuraklığın Kuzey Atlantik'teki basınç sistemlerinden ileri geldiğini, bu yıl ise o sistemin zayıflamasıyla yağışlı havanın Türkiye'ye ulaştığını aktardı. "Bir üssün bombalanması ile atmosferdeki yağış oluşumu arasında hiçbir bilimsel bağ yoktur" dedi.
İTÜ'lü Prof. Dr. Toros: "İklim Silahı İddiası Temelsiz"
İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros da iddiaların bilimsel bir dayanağı olmadığını vurguladı. Bulut tohumlamanın yağışı en fazla yüzde 5 ila 15 oranında artırabildiğini belirten Toros, bu etkinin hem yerel hem de kısa süreli olduğuna dikkat çekti. "Bu yöntemle geniş coğrafyaların iklimini değiştirmek ya da kalıcı bir etki oluşturmak mümkün değil" dedi.
Toros, atmosferik sistemlerin çok büyük ölçekli ve yüksek enerjili yapılar olduğunu belirterek mevcut teknolojiyle bir ülkenin başka bir ülkenin yağışını etkilemesinin imkânsız olduğunu kaydetti. Türkiye'deki son yağış artışlarının Akdeniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri, alçak basınç sistemleri ve sıcaklık farklarıyla açıklandığını söyledi. Küresel iklim değişikliğinin de aşırı hava olaylarının sıklığını artırdığına işaret etti.
Bulut Tohumlama Türkiye'de de Uygulandı
Prof. Dr. Şen, benzer uygulamaların Türkiye'de 1990, 1992 ve 1998 yıllarında kuraklık dönemlerinde gerçekleştirildiğini ve yaklaşık yüzde 18 oranında başarı sağlandığını aktardı. BAE gibi kurak ülkelerin bu alanda oldukça gelişmiş sistemler kurduğunu da sözlerine ekledi. Şen, tarihsel bir örnek olarak Vietnam Savaşı sırasında ABD'nin yağışı artırarak askeri avantaj sağladığı operasyonlara da değindi ve teknolojinin iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir nitelikte olduğunu belirtti. Ancak günümüzde bu sistemlerin büyük çoğunlukla tarım, su yönetimi ve afet önleme amacıyla hayata geçirildiğini vurguladı.
Her iki uzman da sosyal medyada dolaşan "iklim silahı" ve "yağmur çalınıyor" söylemlerinin ölçümlere dayanan bilimsel verilerle bağdaşmadığı sonucuna vardı. Orta Doğu ile Türkiye'deki yağış artışı ve sıcaklık değişimleri, gizli bir operasyonla değil doğal atmosferik süreçlerle açıklanıyor.