Nilgün Kasapbaşoğlu Yapay Zeka Ve Sanatçılık Tanımına Dair Konuştu
Nilgün Kasapbaşoğlu 60 yıllık deneyimiyle yapay zeka, oyunculuk ve meslek tanımlarına dair çarpıcı değerlendirmeler paylaştı; Emre Başer ise Gazze'ye adanan yeni bir oyun hazırladıklarını duyurdu.
Türk tiyatrosunun köklü isimlerinden Nilgün Kasapbaşoğlu, Emre Başer ve diğer Devlet Tiyatroları oyuncuları; sanat, yapay zeka ve geleceğin tiyatrosu üzerine çarpıcı değerlendirmeler paylaştı. 60 yıllık sahne deneyimiyle Kasapbaşoğlu, "Sanatçı diye bir meslek yok" derken Başer ise Gazze için yeni bir oyun hazırladıklarını duyurdu.
"Sanatçı Dersen Şikâyet Etmeye Hakkın Yok"
Nilgün Kasapbaşoğlu, "sanatçı" kavramına sert çıktı: "Uluslararası arenada sanatçı diye bir meslek yok. Aktör var, aktris var. Bu kodlama bizde sonradan çıktı." Sanatçının meslek tanımı olmadığı için özlük hakkının da bulunmadığını vurgulayan Kasapbaşoğlu, "Sanatçı dersen zaten şikâyet etmeye hakkın yok, mesleğini sanat olarak yaptığının arkasında değilsin" dedi. Ünlü olma hevesini de reddeden usta oyuncu, sanatın özünün bir düşünce biçimi olduğunu savundu.
Nilgün Kasapbaşoğlu: Yapay Zekayı Öğrenmezsek Yandık
Kasapbaşoğlu, yapay zekayı yakından takip ettiğini ve oyunculuğun bu teknolojiyle köklü biçimde değişeceğine inandığını söyledi: "Yapay zeka beynimizin taklidi. Oyunculuğun yapay zeka ile yapılacağı bir süreç gelecek, o zaman da onlara sanatçı mı diyeceğiz?" Yapay zekayı Nietzsche felsefesi üzerine çalışmak için kullandığını belirten oyuncu, "Sanat yolculuğu yapıyorsanız teknolojiye sırt çeviremezsiniz" dedi. Yakın dönemde Shakespeare'in Kral Lear'ını farklı bir uyarlamayla sahnelemeyi, bir de Türkiye-İtalya ortak yapımı korku filminde rol almayı planladığını açıkladı.
Ayhan Işık Bana Masal Okurdu
60 yıllık sanat hayatında ilk kez tek kişilik oyun oynayan Kasapbaşoğlu, Vuslat adlı yapımla seyirciyle buluşmaya devam ediyor. "Hayatımda yoruldum kelimesini benden kimse duymamıştır" diyen oyuncu, 6 yaşında Muhsin Ertuğrul'un Macbeth'iyle başladığı sahne serüvenini anlattı. Cahide Sonku ve Vasfi Rıza Zobu'yla tiyatroda, Ayhan Işık ve Belgin Doruk'la filmde çalıştığını hatırlatan Kasapbaşoğlu, "Ayhan abinin bana masal anlattığını hiç unutmam" dedi. O dönemde setlerde karavan olmadığı için herkesin bir arada yemek yiyip sohbet ettiğini, o sıcak ortamın kendisini biçimlendirdiğini vurguladı.
Kıvanç Tatlıtuğ Çok Çalışıyor
Kasapbaşoğlu, genç kuşaktan Kıvanç Tatlıtuğ'u çalışkanlığıyla örnek gösterdi: "Çok yakışıklı, hiç çalışmasa da her işi izlenir. Ama her rolü için çok çalışıyor." Gençlere "Sanatıyla, oyunculuğuyla anılan biri ol" tavsiyesini veren oyuncu, bir yere gelmenin değil orada kalmanın önemli olduğunun altını çizdi. Z kuşağını teknolojiye kolay adapte olması nedeniyle umut verici bulduğunu, Alfa kuşağından daha iyimser olduğunu da ekledi.
Emre Başer: Faust ve Gazze
Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı ve oyuncu Emre Başer, Ayşe Emel Mesci yönetimindeki Faust'un yaklaşık 100 kişilik ekip ve 3 saatlik süreyle sahnelendiğini anlattı. "İnsanı kendisiyle yüzleştiren bir oyun; bu yüzden normal bir gözle bakmıyorum" diyen Başer, seyirciyi bağlayanın oyuncuların kendine olan dürüstlüğü olduğunu söyledi. Başer ayrıca çok daha kişisel bir projeyi de duyurdu: "Hepimizin kanayan yarası Gazze için yeni bir oyun hazırlığımız var. Cem Zeynel Kılıç'a bir oyun yazdırdım, yakın zamanda sahneye koyacağız."
Devlet Tiyatroları Dünyaya Açılıyor
Başer, Genel Müdür Tamer Karadağlı'nın göreve başladığında Cumhuriyet'in 100. yılına özel Yüzyıllık Destan üçlemesini hayata geçirdiğini aktardı; kendisinin bu yapımda Atatürk'ü canlandırma fırsatı bulduğunu belirtti. Devlet Tiyatroları'nın 75 yıllık kurumsal birikimini uluslararası alana taşımak için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Başer, en son Tunus'tan döndüğünü paylaştı. Trabzon'daki Karadeniz Tiyatro Festivali'nin bu yıl 25. kez düzenlendiğini ve 15 Mayıs'a kadar sürdüğünü de hatırlattı.