İran ABD Müzakerelerinde 270 Milyar Dolar Tazminat Talep Etti
İran, ABD ile sürdürülen ateşkes müzakerelerinde İsrail kaynaklı çatışmadan uğradığı zararlar için 270 milyar dolarlık tazminat talep etti; bu rakam tarihin en büyük savaş tazminatı taleplerinden biri olarak öne çıkıyor.
İran, ABD ve İsrail'e karşı açtığı savaş tazminatı talebini 270 milyar dolar olarak belirledi. Bu rakam, tarihin en büyük savaş tazminatı taleplerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.
İran 270 Milyar Dolar Tazminat İstiyor
İsrail, 28 Şubat'ta ABD desteğiyle İran'a saldırı düzenledi. İran önce İsrail'e karşılık verdi, ardından Körfez ülkelerindeki ABD üslerini bombaladı. Hürmüz Boğazı'nı petrol tanker trafiğine kapatan İran, küresel dengeleri altüst eden bir hamle yaptı. Petrol fiyatları ve dolar yükselirken altın ile gümüş dalgalı bir seyir izledi.
Günümüze kadar süren çatışmalarda üst düzey isimler dahil on binlerce kişi hayatını kaybetti ya da yaralandı. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi de hayatını kaybedenler arasında yer aldı. Önemli binalar, enerji tesisleri ve tarihi eserler büyük hasar gördü.
ABD, İran ile geçici bir ateşkes sağladı. İran bu süreçte 270 milyar dolarlık tazminat talebini masaya taşıdı; kesin rakam yetkili makamlarca açıklanacak. Hükümet sözcüsü Fatma Muhacerani, 8 Nisan'daki müzakerelere götürülen 10 madde arasında "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" şartının da bulunduğunu hatırlattı. Suudi Arabistan, Katar, BAE, Bahreyn ve Ürdün'ün de savaş nedeniyle tazminat talepleri olduğu duyuruldu.
Tarihteki Savaş Tazminatı Örnekleri
Savaş tazminatı, binlerce yıldır süregelen bir uygulama. En büyük ve sistematik örnekler ise 1. ve 2. Dünya Savaşları'nın ardından yaşandı. Bu tazminatlar tarih boyunca devletler arasındaki hem ekonomik hem siyasi dengeleri belirleyen başlıca unsurlardan biri oldu.
1774'te Küçük Kaynarca Antlaşması'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu, Rusya'ya 15 bin kese altın ödedi. 1871'de Franco-Prusya Savaşı'nın ardından Fransa, dönemin Avrupa ekonomisini derinden sarsan 5 milyar altın frankı Almanya'ya teslim etti. 1878'de 93 Harbi'nin bitmesiyle Osmanlı, Rusya'ya yaklaşık 802 milyon altın frank tutarında tazminat ödemek zorunda kaldı. 1895'te ise 1. Çin-Japon Savaşı'nın faturası olarak Çin, Japonya'ya 200 milyon tael gümüş ödedi.
Versailles'dan Körfez Savaşı'na Büyük Ödemeler
1919'da imzalanan Versailles Antlaşması, Almanya'ya 132 milyar altın marklık ağır bir yük bindirdi ve bu yükümlülük Alman ekonomisini uzun yıllar sarstı. 1944'te 2. Dünya Savaşı'nın kapanmasıyla Finlandiya, Sovyetler Birliği'ne yaklaşık 300 milyon dolar değerinde sanayi ürünü ve nakit ödedi.
1945 sonrasında Almanya, başta Sovyetler Birliği olmak üzere pek çok ülkeye fabrika sökümü, ekipman transferi ve mali ödemeler yaptı; toplam etkinin onlarca milyar doları bulduğu değerlendiriliyor. 1952'de Almanya, Holokost tazminatları kapsamında İsrail'e 3 milyar mark ve bireysel ödemeler gerçekleştirdi; bu süreç zamanla on milyarlarca dolarlık bir etkiye ulaştı.
1965'te Japonya, Güney Kore'ye 800 milyon, Filipinler'e 550 milyon dolar ödedi. Ödemeler resmi olarak "ekonomik yardım" adıyla tanımlansa da savaş tazminatı niteliği taşıyordu. Buna karşın Seul Yüksek Mahkemesi, 2. Dünya Savaşı sırasında Japon askerler tarafından istismara uğrayan Güney Koreli kadınlara ek tazminat ödenmesi kararını daha sonra bir kez daha onadı. 1991 sonrasında ise Körfez Savaşı'nın faturası Irak'a kesildi; BM mekanizmasıyla yürütülen süreçte Irak, Kuveyt'e 52,4 milyar dolar ödemekle yükümlü tutuldu.
Güncel Tazminat Talepleri Hâlâ Tartışılıyor
Polonya, 2. Dünya Savaşı zararlarını gerekçe göstererek Almanya'dan yaklaşık 1 trilyon 300 milyar dolar talep ediyor; Almanya ise bu talebin hukuken kapandığını savunuyor. Yunanistan, aynı döneme ilişkin yaklaşık 165 milyar euro istiyor ve Almanya bu iddiaları da reddediyor.
2022'de başlayan savaş nedeniyle Ukrayna'nın uğradığı zararın 400 milyar ile 1 trilyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Güney Kore ile Japonya arasındaki bireysel tazminat tartışmaları, 1965 anlaşmasına rağmen güncelliğini koruyor. Çin ve diğer Asya ülkelerinin Japonya'ya yönelik tarihsel talepleri ise kısmen karşılanmış olsa da dosyanın tamamen kapandığı kabul edilmiyor.