Bebek Otel Soruşturmasının Derinliklerinde Gizli Kamera ve Şantaj Arşivi Ortaya Çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş operasyonu, Muzaffer Yıldırım’a ait rezidansta ele geçirilen şifreli dijital arşiv ile boyut değiştirdi. Bebek Otel’deki VIP odalara kurulan gizli kamera düzenekleri ve yapay zeka ile incelenen görüntüler, soruşturmanın seyrini organize şantaj suçlamasına taşıdı.
Kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturma süreci 28 Aralık 2025 tarihli baskınlarla başlarken, ortaya çıkan yeni deliller olayın sadece adli bir vaka olmadığını gözler önüne serdi. Emniyet birimlerinin ele geçirdiği materyaller, Türkiye’nin gündemine oturan bu davanın arka planında ciddi bir gözetleme ve kayıt sisteminin işlediğini gösteriyor. Soruşturma dosyası genişlerken, olayın teknik, hukuki ve medya ayağındaki gelişmeler dikkat çekici bir hal aldı.
İstanbloom Rezidans Deposunda Ele Geçirilen Devasa Dijital Arşiv
Resmi olarak 8 Ekim 2025 tarihinde başlayan ancak 28 Aralık’taki operasyonlarla hız kazanan süreçte, emniyet güçleri kritik bir keşfe imza attı. Muzaffer Yıldırım’ın Şişli’deki İstanbloom rezidansında yapılan aramada, deponun derinliklerinde saklanan kapsamlı bir dijital arşiv bulundu.
Güvenlik güçlerinin 10 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği ikinci baskında, 30’dan fazla flaş bellek ve yüzlerce CD ele geçirildi. Bu materyallerin, otelin güvenlik kamerası kayıt cihazlarıyla birlikte saklanması, ziyaretçilerin sistematik olarak arşivlendiği şüphesini doğurdu. Aralarında otel sahibi Muzaffer Yıldırım, Genel Müdür Arif Altunbulak ve eski futbolcu Ümit Karan’ın da bulunduğu 26’yı aşkın şüphelinin tutukluluğu devam ediyor.
Özel Partilerin Ardından VIP Odalarda Kayıt Altına Alınan Anlar
Soruşturma dosyasındaki detaylara göre Bebek Otel’in teras katında özel kartla giriş yapılan ve katılımcı sayısının 50 kişiyle sınırlandırıldığı seçkin partiler düzenleniyordu. Sabah gazetesinin haberine göre, bu etkinliklerin ardından konukların geçtiği 6 adet VIP odada gizli kamera düzeneklerine ait teknik izler tespit edildi.
Savcılık makamı, ele geçirilen materyalleri bir şantaj arşivi olarak değerlendiriyor. Depoda bulunan kayıtların sadece VIP odalarla sınırlı kalmayıp, giriş-çıkış noktaları, kat koridorları ve restoran bölümlerini de kapsaması, yapının bir organize suç örgütü faaliyeti olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Şifreli Görüntülerin Çözümünde Yapay Zeka Destekli Yüz Tanıma Teknolojisi
Ele geçirilen dijital materyallerin büyük bir kısmının şifreli olması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı özel bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Emniyet ve Jandarma bünyesindeki siber uzmanlardan oluşan bu ekip, verilerin çözümlenmesi için ileri teknoloji kullanıyor.
Uzmanlar, şifresi çözülen görüntülerdeki kişilerin kimlik tespiti için yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerinden faydalanacak. Bu teknoloji sayesinde mağdurların isimlerinin otomatik olarak belirlenmesi ve görüntülerin şantaj amacıyla kullanılıp kullanılmadığının netleştirilmesi hedefleniyor.
Ünlü İsimlerin Uyuşturucu Test Sonuçları ve Adli Sürecin Yönü
Operasyon kapsamında gözaltına alınan oyuncu İrem Sak, sosyal medya fenomeni Danla Bilic, oyuncu Oktay Kaynarca ve şarkıcı Emel Müftüoğlu gibi ünlü isimlerin uyuşturucu testleri negatif sonuçlandı. Bu durum, soruşturmanın uyuşturucu temelinden ziyade başka suç unsurlarına kaydığı yorumlarına neden oldu.
Test sonuçlarının negatif çıkması, savcılığın elindeki dijital delillere ve potansiyel şantaj iddialarına daha fazla odaklanmasını sağladı. Soruşturmanın bu evresi, davanın magazinel boyutundan sıyrılarak organize suç kapsamına girdiğini işaret ediyor.
Baskın Öncesi Otelden Ayrılan İsimler ve Çürütülen Siyasi İddialar
Otel Müdürü Arif Altunbulak’ın sızdırılan ifadesine göre, operasyondan sadece 15-30 dakika önce Ali Koç, Nihat Özdemir, Yıldırım Demirören ve Okan Buruk gibi isimlerin otelden ayrıldığı iddia edildi. Bu zamanlama, operasyon bilgisinin önceden sızdırılmış olabileceği şüphesini gündeme getirdi.
Medya ayağında ise bazı yayın organları tarafından ortaya atılan iddialar kısa sürede yalanlandı. Özellikle bir özel jetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tahsis edildiği iddiası, jetin asıl sahibinin ortaya çıkmasıyla çöktü.
Gazete Pencere’nin araştırması, söz konusu uçağın Ziver Holding CEO’su ve AKP Elazığ milletvekili aday adayı Veysel Demirci’ye ait olduğunu belgeledi. Demirci konuyla ilgili olarak, "Hayatım boyunca İmamoğlu'nu görmedim" ve "Ona uçak tahsis etmedim" şeklinde net bir açıklama yaptı.
Özel Hayatın Gizliliği ve Organize Şantaj Suçlamaları Kapsamında Hukuki Durum
Hukukçular, otel odalarına yerleştirilen gizli kameraların Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunu belirtiyor. Kayıtların rıza dışı yapılması, başlı başına ağır bir suç teşkil ediyor.
Savcılık, görüntülerin sistematik olarak depolanması ve potansiyel kullanımı üzerinden TCK 218. maddesindeki şantaj suçu ve organize suç örgütü iddialarını araştırıyor. Ayrıca görüntülerin yurtdışı bağlantılı istihbarat birimleriyle paylaşılıp paylaşılmadığı da soruşturmanın en kritik başlıklarından birini oluşturuyor.