Yeni YSK Başkanı Mutta'nın Doktora Diploması Tartışma Yarattı
Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkanı Serdar Mutta oldu; ancak Mutta'nın Kıbrıs'ta tamamladığı doktora diplomasının YÖK kurallarına uygun olup olmadığı tartışma yarattı.
Yüksek Seçim Kurulu'nun yeni başkanı Serdar Mutta oldu. YSK Başkanı Ahmet Yener dahil 6 üyenin görev süresinin dolmasının ardından gerçekleştirilen yemin töreni ve başkanlık seçiminde Yargıtay üyesi Mutta, yeni dönemin ilk başkanı seçildi. Ancak Mutta'nın adı, seçilmesinin hemen ardından doktora diplomasına ilişkin ciddi sorularla gündemin merkezine oturdu.
YSK'ya 6 Yeni Üye, Başkanlığa Serdar Mutta
Görev süresi dolan 6 üyenin yerine Yargıtay'dan Mehmet Arı, İhsan Kamil Akçadırcı ve Nurullah Bodur; Danıştay'dan ise Hamdi Şenler, Yunus Emre Sılay ve Nedret Engin seçildi. Yeni üyeler yemin töreninin ardından başkanlık oylamasına geçti. Oylama sonucunda Serdar Mutta, YSK Başkanı seçildi.
Serdar Mutta'nın Doktorası Nasıl Tartışmaya Açıldı?
Sözcü TV programcısı ve Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Mutta'nın başkan olabileceğini ayllar önce köşesine taşımış; ancak onun 2021'de tamamladığı doktora üzerinde ciddi soru işaretleri bulunduğunu da kaydetmişti. YÖK mevzuatına göre hukuk doktorası için adayların, eğitim süresince üniversitenin bulunduğu ülkede en az 200 gün fiilen bulunması zorunlu. Resmi tatil ve hafta sonları düşüldüğünde bu süre yaklaşık bir yıla denk geliyor.
Doktora Diploması Krizi Yarattı
YSK'nın resmi sitesindeki özgeçmişine göre Mutta, 2018'den bu yana kurumda kesintisiz görev yapıyor. Doktorasını ise Kıbrıs'ta 2021 yılında tamamladığı belirtiliyor. Terkoğlu, hem YSK görevini sürdürüp hem de Kıbrıs'ta bir yıl boyunca derse girmenin olası olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "YÖK diyor ki: 'Doktora ciddi iştir, hukuk doktorası için en az 200 gün o ülkeye gidip derse girmelisin'. Örgün eğitimdeki hafta sonu ve resmi tatilleri çıkarırsanız bu aşağı yukarı en az bir yıl demek."
Terkoğlu'na göre bu tablo iki ihtimali gündeme taşıyor: "Ya Mutta'ya 'istisna' uygulanmış ya da meslektaşlarına fark ettirmeyecek şekilde en az bir yıl Kıbrıs'ta derslerini takip etmiş." Gazeteciye göre mesele hem yargı hem de iktidar kulislerinde fısıltıyla konuşuluyor.
Terkoğlu tartışmanın seçim sürecine sıçrama riskini de masaya yatırdı: "Ya muhalefete '1990'daki Kıbrıs'tan usulsüz yatay geçiş nedeniyle diploması iptal olduğu için aday olamaz' diyecek YSK başkanına, muhalefet de 'Peki siz Kıbrıs'taki diplomanızı hangi usulle aldınız' yanıtını verirse? Bu polemik seçimin önüne geçerse? Yine bir tantana koparsa?"