Veliaht Prens'e Epstein'dan Çarpıcı Mesaj: Krallığın Finansal Sırdaşı Olacaktı
2016 yılında Jeffrey Epstein'ın, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a kendisini "finansal sırdaş" olarak konumlandırmak üzere ayrıntılı bir teklif sunduğu belgelerle ortaya çıktı. ABD'deki soruşturmalar kapsamında kamuoyuna yansıyan yeni Epstein dosyaları, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla anılan milyarderin, Suudi yönetiminin en üst düzeyine doğrudan erişim aradığını ve Vizyon 2030 programının merkezine yerleşmeyi hedeflediğini gösteriyor.
Ortaya çıkan yazışmalar, Epstein'ın kraliyet sarayında resmi ve stratejik bir pozisyon elde etmek için ne denli ısrarcı olduğunu gözler önüne seriyor. Belgeler aynı zamanda, Epstein'ın küresel güç merkezleriyle kurduğu ilişki ağının boyutlarını yeniden tartışmaya açtı. Veliaht Prens'e sunduğu teklifte finansal reformların tüm süreçlerine dahil olmak isteyen Epstein, bu amacı için BAE'li bir iş kadınını aracı olarak kullanmış.
"Finansal Sırdaş" Olmak İçin Veliaht Prens'e Doğrudan Teklif
Epstein'ın 2016 tarihli mesajlarında Veliaht Prens'e hitaben şu ifadeler dikkat çekiyor: "Önerim Prens'in, sarayın ya da Suudi Arabistan Krallığı'nın 'Finansal Sırdaşı' olmaktır. Vizyon'un finansal yapılandırılmasına en büyük katkıyı sağlayan isimlerden biri olmayı memnuniyetle karşılarım." Bu yazışmaların Veliaht Prens'e ulaştırılması için BAE'li iş kadını Aziza El Ahmadi aracı olarak görevlendirilmiş.
Epstein, kendisini siyasi ve güvenlik alanlarının dışında tanımlayarak yalnızca finansal alanda rol almak istediğini vurguluyor. "Ne siyasiyim, ne askerim ne de casusum. Krallığın çıkarlarını temsil etmekten mutluluk duyarım" sözleriyle rolünü daraltmaya çalışan Epstein, bu yolla kraliyet sarayında daha kabul edilebilir bir profil çizmeyi hedeflemiş.
Vizyon 2030'un "Finansal Mimarı" Olma İddiası
Epstein'ın teklifinin odak noktasını Muhammed bin Selman'ın ekonomik çeşitlendirme projesi Vizyon 2030 oluşturuyor. Belgeler, Epstein'ın bu programın tüm finansal bileşenleri üzerinde kapsamlı yetkiler talep ettiğini ortaya koyuyor. "Tüm finansal bileşenleri, bakanları, danışmanları şahsen incelemem gerekir. Vizyon'un kesinlikle bir finansal mimara ihtiyacı var; aksi takdirde güzel bir saray yerine bir Bedevi köyüne benzeyecektir" ifadesiyle hem mevcut yapıyı eleştiriyor hem de kendisini vazgeçilmez kılmaya çalışıyor.
Bu talepler, Epstein'ın yalnızca danışmanlık değil, doğrudan karar alma süreçlerine dahil olma niyetini açıkça gösteriyor. Kendisini programın "finansal mimarı" olarak tanımlayan Epstein, Suudi ekonomik dönüşümünün tüm aşamalarında söz sahibi olmayı amaçlıyor.
Her İki Haftada Bir Veliaht Prens ile Doğrudan Görüşme Talebi
Epstein'ın yetki talebinin yanı sıra doğrudan erişim de istediği görülüyor. Veliaht Prens ile her iki haftada bir 30 dakikalık yüz yüze ya da çevrim içi toplantı önermiş. "Değerli olan vücudumun nerede olduğu değil, fikirlerimdir" cümlesiyle fiziksel konumunun önemsiz olduğunu vurgulayan Epstein, karar alma mekanizmalarına düzenli ve kesintisiz erişim sağlamayı hedefliyor.
Bu düzenli görüşme talebi, Epstein'ın Suudi yönetimiyle kurmak istediği ilişkinin derinliğini ve sürekliliğini ortaya koyuyor. Sadece tek seferlik bir danışmanlık değil, uzun vadeli stratejik bir ortaklık planladığı anlaşılıyor.
İlk Yıl Ücretsiz Çalışma Önerisi
Epstein'ın finansal beklentilerine ilişkin ayrıntılar da dosyalarda yer alıyor. İlk yıl için herhangi bir ücret talep etmediğini, yalnızca seyahat gibi doğrudan masrafların karşılanmasını istediğini belirtiyor. İlk yılın sonunda olası bir ücretin belirlenmesini tamamen Veliaht Prens'in takdirine bıraktığını ifade eden Epstein, bu yaklaşımla kendisini krallığın çıkarları doğrultusunda çalışan bir "hizmetkâr" gibi göstermeye çalışıyor.
Bu strateji, Epstein'ın uzun vadeli bir güven ilişkisi kurma ve kendisini vazgeçilmez hale getirdikten sonra finansal kazanç sağlama planının parçası olarak değerlendiriliyor.
Muhammed bin Selman ile Birlikte Çekilen Fotoğraf
Aynı dosyalarda Jeffrey Epstein ile Muhammed bin Selman'ın yan yana göründüğü bir fotoğrafın bulunduğu bildiriliyor. Bu fotoğraf, Epstein'ın Suudi Arabistan yönetimiyle kurduğu ilişkinin yalnızca kâğıt üzerinde kalmadığına, fiziksel buluşmalarla desteklenen bir ağ oluşturduğuna işaret ediyor. Belgeler, Epstein'ın uluslararası güç merkezlerine erişim sağlama çabasının Suudi Arabistan ayağına dair somut bir tablo çiziyor.
Küresel Elit Ağının Körfez Ayağı
Son günlerde yayımlanan yeni Epstein belgeleri, yalnızca cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarına ilişkin ayrıntıları değil, aynı zamanda Epstein'ın siyaset, diplomasi ve iş dünyasından üst düzey isimlerle kurduğu ilişkilerin kapsamını da ortaya koyuyor. 2016 tarihli Suudi Arabistan yazışmaları, Epstein'ın Körfez bölgesindeki ekonomik ve siyasi dönüşüm süreçlerini kendi nüfuz alanının bir parçası haline getirmeye çalıştığını gösteren örnekler arasında yer alıyor.
Türk ve uluslararası medyaya yansıyan bilgiler, Epstein'ın servetini yalnızca finansal yönetim ve yatırım danışmanlığıyla değil, kraliyet aileleri ve küresel elitlerle kurduğu yakın ilişkiler üzerinden şekillendirdiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. 2016 tarihli yazışmaların ortaya çıkması, Epstein'ın ağır suçlamalara ve kamuoyundaki tepkilere rağmen Orta Doğu'nun kritik güç merkezlerinden biriyle stratejik iş birliği kurmak için perde arkasında yoğun çaba harcadığını somut ifadelerle ortaya koyuyor.