Rekabet Kurumu Temu'nun İstanbul Ofisine Baskın Düzenledi
Çinli e-ticaret platformu Temu'nun İstanbul merkezine düzenlenen operasyon, Türkiye'nin teknoloji devlerine yönelik sıkı denetim politikasının yeni bir örneğini oluşturdu. Gümrük düzenlemesinin ardından gelen bu hamle, sektörde yankı uyandırırken taraflar arasında ekipmanlara el konulduğu iddiası tartışma yarattı.
Türkiye'nin e-ticaret sektöründe süren sıkı denetim dönemine bir yenisi eklendi. Ticaret Bakanlığı'nın gümrük hamlesiyle sarsılan sektör, bu kez Rekabet Kurumu'nun operasyonuyla çalkalandı. Çarşamba sabahı erken saatlerde Temu'nun İstanbul ofisine giren yetkililerin gerçekleştirdiği denetim, aslında 7 Ocak'taki gümrük düzenlemesinin ardından beklenen bir sürecin somutlaşmış hali olarak değerlendiriliyor.
Ekipmanlara El Konuldu İddiası Tartışma Başlattı
Operasyon sonrası taraflardan gelen açıklamalar birbirini tutmadı. Temu sözcüsü Reuters'a yaptığı açıklamada yetkililere tam destek vereceklerini belirtirken, şirket içinden sızan bilgiler farklı bir tablo çizdi. İddiaya göre denetim sırasında masaüstü bilgisayarlar, dizüstü cihazlar ve ana sunucular dahil birçok bilişim ekipmanına el konuldu.
Rekabet Kurumu bu iddiaları kategorik olarak reddetti. Yapılan resmi açıklamada, bilgisayarlara el konulduğu bilgisinin gerçeği yansıtmadığı kesin ifadelerle vurgulandı. Yetkililerin prosedürlere uygun hareket ettiğini belirten kurum, kamuoyunda oluşan yanlış algıyı düzeltme gereği duydu.
Soruşturma Değil İnceleme Süreci Yürütülüyor
Rekabet Kurumu, yürütülen faaliyetin hukuki niteliğine de açıklık getirdi. Kurumun vurguladığı üzere, mevcut durum teknik bir inceleme aşamasında ilerliyor ve henüz resmi bir soruşturma başlatılmış değil. "İncelemenin başlatılmış olması, doğrudan bir soruşturma safhasına geçildiği şeklinde yorumlanmamalıdır" uyarısı dikkat çekti.
Türk rekabet mevzuatına göre bu aşama, kurumun bilgi toplama ve ön değerlendirme yaptığı bir dönemi ifade ediyor. 4054 sayılı Kanun çerçevesinde gizlilik içinde sürdürülen bu süreçte, somut bir suçlama ya da yaptırım kararı bulunmuyor. Ancak uzmanlar, toplanan verilerin ilerleyen aşamada resmi soruşturmaya zemin hazırlama ihtimalini göz ardı etmiyor.
Gümrük Kararının Ardından İkinci Darbe
İstanbul'daki bu gelişme, Temu açısından izole bir olay olmaktan öte, birbiriyle bağlantılı bir sürecin parçası olarak değerlendiriliyor. Ticaret Bakanlığı'nın 7 Ocak 2026'da aldığı kararla, 30 Euro altındaki ürünlerin basitleştirilmiş gümrük beyannamesiyle girişine son verilmişti. Bu düzenleme, düşük fiyat stratejisiyle öne çıkan platformların en büyük avantajını ortadan kaldırmayı hedefliyordu.
Uluslararası düzeyde de benzer bir süreç yaşanıyor. Avrupa Birliği düzenleyicileri Aralık 2025'te Temu'nun Dublin'deki Avrupa merkezine denetim düzenlemişti. Avrupa Komisyonu, şirketin Çin devletinden aldığı sübvansiyonları araştırmaya almıştı. İstanbul operasyonu, Dublin'deki incelemenin bir uzantısı olarak görülüyor.
Türkiye Pazarında Belirsizlik Arttı
Nasdaq'ta işlem gören PDD Holdings bünyesindeki Temu, 2025 boyunca Türkiye'de agresif bir büyüme göstermişti. Türkiye e-ticaret hacminin 450 milyar TL'yi aşarak rekor kırdığı bu dönemde, yabancı platformların yükselişi yerli perakendecilerin rahatsızlığını artırmıştı. Rekabet Kurumu'nun hamlesi, yerel aktörlerin haksız rekabet eleştirilerine verilen bir yanıt olarak yorumlanıyor.
Üç Farklı Senaryo Masada
Sektör analistleri, Rekabet Kurumu'nun incelemesinin üç farklı sonuçla tamamlanabileceğini öngörüyor. İlk senaryoda yeterli bulgu elde edilemezse dosya soruşturmaya dönüşmeden kapatılabilir ve şirket faaliyetlerine aynen devam edebilir. İkinci ve daha ciddi olasılıkta, kuvvetli deliller üzerine resmi soruşturma açılırsa idari para cezaları ve faaliyet kısıtlamaları gündeme gelebilir. Son ihtimal ise Temu'nun düzenleyici kurumların taleplerine uyarak uzlaşma yolunu seçmesidir.
ABD ve AB'deki gümrük muafiyeti tartışmaları ile sübvansiyon incelemeleri dikkate alındığında, Temu'nun 2026 yılında sadece Türkiye'de değil tüm G20 ülkelerinde benzer zorluklar yaşaması muhtemel görünüyor.