Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi

Nişantaşı davetinde iki sosyete ismi, 50 bin doları aşabilen lüks çantalarını adeta koreografi eşliğinde sergiledi; gecenin sonunda ise çantalar şoförle araca gönderildi.

Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi
Tarih: 2026-05-02

Sosyete çevrelerinde son günlerde ilginç bir konu konuşuluyor: Nişantaşı'nda düzenlenen bir davette, lüks çantalarını sergilemek için alışılmadık bir yöntem geliştiren iki yakın arkadaşın hareketi gündem oldu. Sosyete dergilerinin sık sık yer verdiği bu ikili, pahalı çantalarını adeta bir koreografi eşliğinde davet boyunca sergiledi.

Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi

Çanta Şovunun Perde Arkası

Lüks davetlerde çantanın nereye konulacağı başlı başına bir meseleye dönüştü. Sandalyeye bırakmak sıradan kaçıyor, yere koymak akla bile gelmiyor, masaya koymak ise görgü kurallarıyla çelişiyor. Bu yüzden tek seçenek kalıyor: çantayı sergilemek.

Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi

Kucaktan masaya, masadan sandalyeye, oradan yeniden kucağa... Bu küçük koreografi, davetin görünmez ritüellerinden birine dönüştü. Mesele bir aksesuar taşımak değil, onu nasıl taşıdığını herkese göstermek. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde gösteriyi sürdürmek güçleşiyor.

Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi

Çanta yeterince ilgi topladıktan sonra sahne kapanıyor: Şoför çağrılıyor, çanta arabaya gönderiliyor. Bu tablo kendiliğinden şu soruyu akla getiriyor: Çantayı siz mi taşıyorsunuz, yoksa çanta mı sizi?

Nişantaşı Davetinde Sosyete İsimleri Lüks Çantalarını Sergiledi

Milyonluk Aksesuar, Çelişkili Tablo

Söz konusu çantaların standart modelleri dünya genelinde yaklaşık 10-15 bin dolar bandından başlıyor. Özel deriler, özellikle timsah derisi veya nadir üretimler söz konusu olduğunda fiyat 50 bin doların üzerine rahatlıkla çıkabiliyor; yani milyon lirayı aşan bir aksesuardan söz ediyoruz.

Öte yandan ikinci el lüks çanta piyasası hiç olmadığı kadar hareketli. Üstelik bu piyasada kusursuzluk değil, yaşanmışlık değerli. Derisi yumuşamış, köşeleri aşınmış, sapı iz bırakmış çantalar daha yüksek fiyatlara alıcı bulabiliyor. Yani bir çanta ne kadar kullanılmışsa, o kadar kıymetli sayılabiliyor.

Bu durum ilginç bir çelişkiyi gözler önüne seriyor: Bir yanda çantaya neredeyse dokunmadan taşıyanlar, diğer yanda onu hayatın içine katıp iz bırakmasına izin verenler. Bir aksesuar vitrine kaldırmak kolay; asıl mesele onu gerçekten yaşamak. Ve ironik biçimde, o çantayı en çok parlatanlar, onu en az sakınanlar oluyor.

Seher Dilovan ve Oğlu Aynı Sahnede

Seher Dilovan ile oğlu Alan Dere, "Saund of Love" konser serisiyle Türkiye'den Avrupa'ya uzanan bir müzikal köprü kurmaya hazırlanıyor. Hem Türkiye'de hem İsviçre'de yaşayan Dilovan, oğluyla aynı projede yer alacak olmasından büyük gurur duyduğunu söylüyor.

Cenevre'de işletme son sınıfta okuyan Alan Dere, geçen yıl İsviçre'de pop, soul ve R&B alanında en iyi ses seçildi. Dilovan, Türkiye'den gittiğine dair iddiaların asılsız olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ben hiçbir zaman Türkiye'den kopmadım. Ama sanki Türkiye'yi terk etmişim gibi gösterildi ve bu beni çok kırdı. Hem Türkiye'de hem Cenevre'de yaşayan bir sanatçıyım."

Turizm Sezonu Etkinliklerle Açıldı

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte turizm alanındaki etkinlikler de gündemin üst sıralarına taşındı. Pascal Afthonidis ve eşi Tuğçe Afthonidis'in ev sahipliği yaptığı davete Yunanistan ve Türkiye'den konuklar katıldı. Gecede iki ülke arasında turizm, kültür ve iş birliği projeleri tanıtıldı.