Kılıçdaroğlu'nun tüm gayrimenkullerine haciz konuldu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mal varlığına yönelik başlatılan haciz işlemi, siyaset ve yargı ilişkisini yeniden tartışmaya açtı. TÜGVA'ya yönelik dört yıl önceki sözlerinden kaynaklanan tazminat davasında, on binlerce lira ödenmiş olmasına rağmen kalan cüzi miktar nedeniyle tüm gayrimenkullere şerh düşülmesi, hukuk çevrelerinde ölçülülük tartışması başlattı.
Kılıçdaroğlu'nun mal varlığına uygulanan bu sert tedbir, 2021 yılında TÜGVA hakkında yaptığı açıklamaların uzun soluklu yansımalarını gözler önüne serdi. Mahkeme süreçleri tamamlanıp tazminatın büyük bölümü ödenmesine rağmen, geriye kalan 10-12 bin liralık eksik tutar nedeniyle alınan haciz kararı, hem hukukçuların hem de siyasetin gündemine oturdu.
Vakfa yönelik paralel yapı benzetmesi davanın temelini oluşturdu
16 Ekim 2021'de Kılıçdaroğlu, sosyal medya üzerinden yayınladığı videoda TÜGVA'yı hedef alan ağır eleştiriler yöneltti. Eski lider, vakfın kamu kurumlarında kadrolaşmaya neden olduğunu savunarak "paralel yapı" benzetmesi yaptı. "Vazife namına mafyatik düzene hizmet edemezsiniz. Siz Erdoğan ailesinin değil, bu devletin şerefli memurlarısınız" diyen Kılıçdaroğlu, bürokrasiye ve iktidara sert mesajlar gönderdi.
Kılıçdaroğlu'nun TÜGVA için kullandığı "Şahıs ve ailesi vakıf süsü verdikleri bir paralel yapı ile devleti zapturapt altına almaya çalışıyor" sözleri, hukuki sürecin başlangıç noktası oldu. Vakıf yönetimi, kişilik haklarının çiğnendiği iddiasıyla derhal dava açtı.
Mahkeme 30 bin lira tazminat kararı verdi
Yerel mahkeme yürüttüğü yargılama sonunda Kılıçdaroğlu'nu haksız buldu ve 30 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. İstinaf başvuruları reddedilince karar kesinleşti. Ancak asıl karmaşa, ödeme aşamasında patlak verdi.
Kılıçdaroğlu, istinaf süreci devam ederken oluşabilecek faiz yükünü de hesaba katarak TÜGVA'ya 58 bin TL ödedi. Ne var ki yargı sürecinin tamamlanmasının ardından yapılan nihai hesaplamalar, faizlerle birlikte toplam borcun 70 bin TL'yi bulduğunu ortaya koydu. Aradaki fark yaklaşık 10-12 bin TL olarak belirlendi.
Cüzi miktar için tüm mülklere şerh düşürüldü
TÜGVA avukatları, eksik kalan tutarı tahsil etmek amacıyla icra dairesine başvurdu. İcra makamları talebi kabul ederek Kılıçdaroğlu'nun üzerine kayıtlı tüm gayrimenkullere haciz uyguladı. Bu karar, hukuk dünyasında şok etkisi yarattı.
Hukukçular, İcra ve İflas Kanunu'nun temel ilkelerinden olan ölçülülük prensibine vurgu yapıyor. Genel uygulamaya göre haciz işlemlerinde yalnızca borcu karşılayacak kadar mal varlığına el konulması beklenirken, 10-12 bin TL gibi düşük bir meblağ için tüm mülklere şerh düşülmesi sert eleştirilere yol açtı. İşlemin sıradan bir tahsilat yöntemi mi yoksa siyasi bir gözdağı mı olduğu soruları gündeme yerleşti.
Avukatlar harekete geçti, hacizle ilgili farklı gelişmeler yaşandı
Haciz haberinin kamuoyuna yansımasıyla Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik devreye girdi. Çelik, müvekkiline resmi tebligat yapılmadığını belirterek işlemin hukuksuzluğunu ve uygulanan yöntemin orantısızlığını mahkemeye taşıdı.
Avukatların süratli müdahalesi sonrasında farklı bilgiler gelmeye başladı. Bazı kaynaklara göre haciz işlemi geçici olarak durdurulurken, diğer kaynaklara göre avukatlar eksik bakiyeyi tamamlayarak haczi tamamen kaldırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu vakıfla ana muhalefetin eski lideri arasındaki bu gerilim, Türkiye'de yargı kararlarının nasıl uygulandığına dair tartışmaları uzun süre canlı tutacak gibi görünüyor.