İran Nükleer Müzakerede Kararlı Ama Tehditlere Boyun Eğmeyecek
İran Yargı Erki Başkanı Ejei, ABD ile müzakere kapısını kapatmadıklarını ancak baskıya boyun eğmeyeceklerini açıklarken Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD'nin savaş maliyetinin Pentagon'un Kongre'ye bildirdiği rakamın çok üzerinde olduğunu ileri sürdü.
İran Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsin Ejei, ABD ve İsrail'in yeniden saldırı düzenleyebileceğini söyleyerek "Savaştan korkmuyoruz, şerefimiz için savaşırız" dedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Pentagon'un savaşın maliyeti konusunda "yalan söylediğini" ileri sürdü.
Ejei: "Dayatmaları kabul etmiyoruz"
Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansı'na göre Ejei, Tahran'da yargı erki yetkilileriyle bir araya gelerek ABD ile müzakereler ve savaş olasılığını değerlendirdi. "Akılcı ve mantıklı müzakereleri her zaman memnuniyetle karşıladık" diyen Ejei, baskı ve tehditlerle masaya oturmayacaklarını net biçimde ortaya koydu. "Saldırgan tutumu ve tehditleri ile hedefine ulaşamayan düşman, kesinlikle müzakere masasında da baskıcı ve aşırı talepkar olamaz. Bu hepimizin duruşudur" diye konuştu.
Ejei, ABD ve İsrail'in İran halkına karşı işlediğini öne sürdüğü savaş suçlarının uluslararası düzeyde hukuki olarak takip edildiğini de açıkladı. Ülkedeki birlik ve dayanışmanın zirveye ulaştığını vurgulayan Ejei, farklı görüşlere sahip kesimlerin İran'ın ulusal çıkarları ve sistemin politikaları çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini hatırlattı.
Arakçi, Pentagon'u rakamları çarpıtmakla suçladı
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X platformundaki paylaşımında ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlara doğrudan 100 milyar dolar harcadığını öne sürdü. CBS'in isimsiz bir yetkiliye dayandırdığı habere göre ise gerçek rakam, Pentagon'un Kongre'de açıkladığı 25 milyar doların iki katı olan 50 milyar dolar civarında. Arakçi, "Netanyahu'nun kumarı şimdiye kadar Amerika'ya doğrudan 100 milyar dolara mal oldu. Önce İsrail, en son ABD demektir" ifadelerini kullandı.
İran'ın gizli petrol ağı çöktü
The Wall Street Journal'e göre ABD'nin deniz ablukası, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik üstünlüğünü de zayıflattı. Tahran, savaşın başında boğazda gemilere saldırarak küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini tehdit altına almıştı; ancak ABD altı hafta sonra İran limanlarından yapılan tüm sevkiyatları engelledi. ABD Donanması'nın oluşturduğu kordonun, İran'ın petrolü gizlice Çin'e taşıdığı "görünmez tanker ağını" da çökerttiği ileri sürüldü.
Analistler, İran'ın yaklaşık 50 yıldır yaptırımları aşmak için kullandığı yöntemlerin artık işe yaramadığını belirtti. İran Denizcilik Birliği'ne göre ticaretin yalnızca yüzde 40'ı abluka dışına çıkarılabiliyor. Eski Pentagon yetkilisi David Des Roches, "İran piyasa güveninde bir kriz yaratmayı başardı, ancak kargaşa kontrol anlamına gelmez" dedi.
İran'ın "Yunus Planı" ve Babülmendep tehdidi
İran Devrim Muhafızları'nın, denizaltılardan mayın taşıyan yunuslara kadar alışılmadık yöntemlerle saldırı planları üzerinde çalıştığı iddia edildi. Gerilimin tırmanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'ndan geçen denizaltı internet kablolarının da hedef alınabileceği uyarısı yapıldı. İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ise ABD'ye yönelik "Kötülük yapan yabancılar suyun derinliklerine aittir" mesajını yayımladı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Husilerin Babülmendep Boğazı'nı kapatmaya yönelik tatbikatlarını tamamladığını açıkladı. Hezriyan, düşman olmayan gemiler için iki seçenek sunulduğunu belirterek "Gemiler ya boğazı dolaşarak yaklaşık 30 milyon dolarlık ek maliyeti göze alacak ya da Yemenli güçlere 5 milyon dolar ödeyerek güvenli geçiş izni alabilecek" dedi.
CENTCOM, Trump'a yeni saldırı seçenekleri sundu
Fox News'e göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı komutanı Amiral Brad Cooper, Durum Odası'nda Başkan Donald Trump'a "son darbe" için hazırlanan saldırı seçeneklerini aktardı. Değerlendirilen hedefler arasında İran'ın askeri varlıkları, lider kadrosu ve altyapısı yer alıyor. Pentagon, 3.200 kilometre uzaklıktaki hedefleri vurabilen "Dark Eagle" hipersonik füzesi de dahil olmak üzere gelişmiş silah sistemlerini devreye almayı değerlendiriyor.
Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumu "öyle veya böyle" alacaklarını söyledi. "Ya bize verecekler ya da biz alacağız, bu hiç de zor olmayacak" diyen Trump, İran'a yönelik harekâtı "savaş" değil "askeri operasyon" olarak tanımladı; ancak konuşmasının ilerleyen bölümlerinde "savaş" ifadesini de kullandı. Deniz ablukasının İran'ın petrol gelirlerini ciddi ölçüde düşürdüğünü savunan Trump, "Savaş biter bitmez benzin fiyatları hızla düşecek, ama sonunda İran'ın elinde nükleer silah olmayacak" diye konuştu.
Kongre yetkisi tartışması büyüyor
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Kongre onayı olmadan İran'la savaşa süresiz devam edilebileceğini savundu ve savaşın sona erme kararının "Beyaz Saray'a ait olduğunu" söyledi. Anayasa ve uluslararası hukuk uzmanı Bruce Fein ise 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın başkanı 60 günle sınırladığını, Kongre yetki vermezse savaşın sona ereceğini vurguladı. Fein, yasadaki boşluklara da dikkat çekerek "Bir başkan her an '37 dakikadır bombalama yapmadık, savaş bitti' diyebilir; bu durumda 60 günlük süre yeniden başlar" uyarısında bulundu.
BAE seyahat yasağı getirdi, Lübnan'da saldırılar sürüyor
BAE Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki gelişmeler gerekçesiyle vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı; bu ülkelerde bulunan vatandaşlardan ise en kısa sürede dönmeleri istendi. Lübnan'da ise İsrail uçakları Yukarı Nebatiye, Haris ve Tayri'yi hedef aldı; Lübnan Sağlık Bakanlığı saldırılarda 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 kişinin yaralandığını açıkladı. Sosyal medyaya düşen görüntüler, İsrail ordusunun ateşkese rağmen Sur'a bağlı el-Beyada beldesindeki Safina adlı sahil restoranını da havaya uçurduğunu ortaya koydu; ancak İsrail ordusu saldırıya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.