Esra Erol'un Şeriat Sözleri Sonrası HÜDA PAR ve BBP'den Programı Kapatın Çağrısı
ATV ekranlarında yayınlanan gündüz kuşağı programında sunucu Esra Erol'un şeriat kavramına yönelik ifadeleri büyük bir tartışmanın fitilini ateşlerken, siyasi isimlerden ve kanaat önderlerinden gelen sert tepkiler gündemi belirledi.
Televizyon dünyasında yaşanan anlık diyalogların toplumsal ve siyasal yansımaları, Esra Erol'un programında yaşanan son olayla bir kez daha gözler önüne serildi. Stüdyoda dile getirilen bir görüşe sunucunun verdiği karşılık, sadece izleyiciler arasında değil, siyasi parti liderleri ve köşe yazarları nezdinde de yankı buldu. Olay, hukuk sisteminden yayıncılık etiğine kadar uzanan geniş bir yelpazede eleştirilerin odağı haline geldi.
Canlı Yayında Tansiyonu Yükselten Şeriat Diyaloğu
Programın akışı sırasında bir konuğun adalet anlayışını ve cezalandırma yöntemlerini ifade ederken kullandığı "Şeriatın kestiği parmak acımaz" cümlesi, stüdyodaki atmosferi bir anda değiştirdi. Geleneksel bir söylem olan bu ifade üzerine söz alan Esra Erol, konuğa "Şeriat burada yok, Orta Doğu'da var" şeklinde karşılık vererek kendi duruşunu net bir şekilde sergiledi. Sunucunun bu müdahalesi stüdyodaki izleyiciler tarafından alkışlarla karşılansa da, görüntülerin dijital platformlarda yayılmasıyla birlikte tartışma stüdyo dışına taştı.
Milletvekili Demir Kanal Yönetimine Seslendi
Gelişmelere en sert tepkilerden biri HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir tarafından gösterildi. Konuyu devletin zirvesine taşıyan Demir, sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanlığı makamını da etiketleyerek, programın yayından kaldırılması talebini dile getirdi. Demir paylaşımında, "Esra Erol'un programı ne zaman kapatılacak ve bu kadın televizyondan ne zaman kovulacak?" sorusunu yöneltti.
Milletvekili Demir ayrıca kanal yönetimini eleştirerek, yayın politikasının değerlerle örtüşmediğini savundu. Demir açıklamasında, "Mesele reyting mi? Eğer mesele reyting ise inancımızın değerlerimizin ve genel ahlakın reytinge kurban edildiğini söylemek yanlış değildir" ifadelerini kullanarak tepkisini ortaya koydu.
Mustafa Destici Şeriat Kavramına Açıklık Getirdi
Tartışmaya ideolojik bir çerçeveden yaklaşan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, şeriatın ne anlama geldiğine dair kendi görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Destici yaptığı kapsamlı açıklamada, "Şeriat Kur'an demektir. Şeriat İslam demektir. Şeriat Müslüman demektir. Müslüman Türk demektir. Şeriat adalet demektir" tanımlamasını yaptı.
Destici eleştiri oklarını yayıncı kuruluşa çevirerek, kanalın siyasi ve idari bağlantılarına dikkat çekti. BBP lideri, "Açıkça inancımızı, değerlerimizi aşağılayan birisi nasıl oluyor da hükümetten, devletten sınırsız destek aldığı söylenen bir kanalda hâlâ program yapabiliyor?" sözleriyle durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Eski RTÜK Üyesinden Tarihsel Adalet Vurgusu
Konunun medya denetimi boyutunu değerlendiren eski RTÜK üyesi Paşa Yaşar, sunucunun tavrını "kabul edilemez bir hadsizlik örneği" olarak nitelendirdi. Yaşar, yaşanan diyaloğu analiz ettiği açıklamasında, "Konuk 'Şeriatın kestiği el acımaz' deyince, hemen atlayıp 'Şeriat burada yok, Ortadoğu'da var' diyerek İslam'ın en yüce adalet sistemini aşağılamaya kalkıştı" ifadelerini kullandı.
Gerçek şeriat anlayışının günümüzdeki bazı rejimlerle karıştırılmaması gerektiğini savunan Yaşar, tarihsel bir perspektif sundu. Eski RTÜK üyesi, "Osmanlı'yı asırlarca dünya gücü yapan, mazlumun yanında duran, zulmü kökünden kesen işte bu şeriat anlayışıydı" diyerek kavramın adalet ve merhamet boyutuna dikkat çekti.
Yusuf Kaplan Söylemlerin Hedefine Medyayı Koydu
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan da tartışmaya sert ifadelerle dahil olan isimler arasında yer aldı. Kaplan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Esra Erol'a hitaben "Esra Erol haddini bil. Milletin değerlerini aşağılamaya kalkışma" uyarısında bulundu.
Kaplan sözlerinin devamında şeriat kavramının yanlış yorumlandığını belirterek, "Ortadoğu'da şeriat yok. Petro dolar köleler var. Şeriat, senin kafanın alamayacağı kadar yüce bir kavram. Osmanlı'yı dünya gücü yapan adalet, hakkaniyet ve merhametin kaynağı" ifadelerini kullandı. Yazar ayrıca konuyu köşe yazısına taşıyarak, gündüz kuşağı programlarını ve dizileri toplumsal yapıyı bozmakla suçladı.
Sosyal Medya Kullanıcıları İki Farklı Cephede Buluştu
Yaşanan olay dijital platformlarda toplumu adeta ikiye böldü. Bir kesim izleyici Esra Erol'un sözlerini laiklik ilkesinin ve modern hukuk devletinin bir gereği olarak savunurken, diğer kesim ise bu ifadeleri dini değerlere saygısızlık olarak nitelendirdi. Tartışmaların odağındaki program yayın hayatına devam ederken, kanal yönetiminden konuya dair henüz resmi bir açıklama gelmedi. Olay, Türkiye'deki toplumsal kutuplaşmanın medya üzerinden nasıl şekillendiğine dair çarpıcı bir örnek teşkil etti.