Epstein Soruşturmasında Skandal Hata, Küçük Kızların İsimleri ve Adresleri Sızdı
Cinsel istismar ve fuhuş ağı nedeniyle tutukluyken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein soruşturmasında ortaya çıkan yeni belgeler, büyük bir mahremiyet skandalına yol açtı. ABD Adalet Bakanlığı'nın kamuoyuyla paylaştığı milyonlarca dosyada, aralarında reşit olmayanların da bulunduğu 43 mağdurun ismi karartılmadan yayımlandı ve bu durum şiddetli tepkilere neden oldu.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, 30 Ocak 2026'da Epstein soruşturması kapsamında 3 milyonun üzerinde yeni dosya, 180 bin fotoğraf ve 2 bin videonun kamuoyuyla paylaşıldığını duyurdu. Belgelerin yayımlanmasının ardından mağdurların mahremiyetinin ciddi şekilde ihlal edildiği ortaya çıktı.
Wall Street Journal'ın belgeleri incelemesi, dosyalarda toplam 47 mağdurun adının geçtiğini ve bunlardan 43'ünün isminin sansürlenmediğini gösterdi. Birçok kadının tam adı dosyalarda yüzlerce kez tekrarlanırken, istismara uğradıkları dönemde reşit olmayan 20'yi aşkın kişinin de isimleri açıkça yer aldı. Mağdurların bazılarının sadece tam adları değil, ev adresleri de belgelerde görüldü.
Avukatlardan Acil Başvuru
Epstein mağdurlarından 200'den fazlasını temsil eden avukatlar Brittany Henderson ve Brad Edwards, New York'taki federal yargıçlara acil başvuruda bulunarak Adalet Bakanlığı'nın Epstein dosyaları internet sitesinin derhal kapatılmasını talep etti. ABC News'in elde ettiği mektuba göre, avukatlar durumu "ABD tarihinde tek bir günde mağdur mahremiyetine yönelik en vahim ihlal" olarak nitelendirdi.
Son 48 saat içinde yaklaşık 100 mağdur adına binlerce redaksiyon hatasının raporlandığı belirtildi. FBI belgelerinde isimlerin sansürsüz bırakıldığı, bazı belgelerde ise mağdurların isimlerinin yanı sıra banka bilgileri ve adreslerinin hiç karartılmadan yayımlandığı aktarıldı. Bir e-postada 32 reşit olmayan mağdurun adının listelendiği ve bunlardan yalnızca birinin isminin karartıldığı ifade edildi.
Mağdurlardan Çığlık Gibi Yardım Çağrıları
Avukatlar mektuplarında, mağdurlardan birinin "Asla ortaya çıkmadım! Şimdi medya ve diğerleri tarafından taciz ediliyorum. Bu hayatımı mahvediyor. Lütfen adımı hemen kaldırın çünkü bu belgelerde adımın yer aldığı her dakika bana daha fazla zarar veriyor. Lütfen, adımı silmeniz için yalvarıyorum" şeklinde yazdığını aktardı. Bir başka mağdur ise bilgilerinin açıklanmasının kendisini ve çocuğunu "potansiyel fiziksel risk altına soktuğunu" söyledi.
Kadın hakları avukatı Gloria Allred, BBC'ye verdiği demeçte, son açıklanan belgelerde daha önce kamuoyuna açıklanmamış olanlar da dahil olmak üzere çok sayıda mağdurun isminin açıklandığını belirtti. Hukukçu Bradley Edwards ise yeni yayınlanan dosyalardaki redaksiyonun yetersizliği nedeniyle çok sayıda cinsel istismar kurbanının mahremiyetinin ihlal edildiğini savundu. Edwards, Adalet Bakanlığı'nın Epstein'in kurbanlarının tam listesine sahip olduğunu ve redaksiyonların yetersizliğinin hata eseri olamayacağını ileri sürdü.
Bakanlıktan Tartışmalı Açıklama
Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, ABC News'in "This Week" programında "Mağdurları korumak için büyük özen gösterdik. Her bir mağdurdan veya avukatlarından isimlerinin uygun şekilde karartılmadığına inandıklarını duyduğumuzda, bunu derhal düzeltiyoruz" dedi. Blanche, redaksiyon hatalarının tüm materyallerin yaklaşık "yüzde 0,001'ini" etkilediğini öne sürdü.
Ancak avukatlar mektuplarında, Adalet Bakanlığı'nın sürecinin sorunun kapsamıyla başa çıkmaya uygun olmadığını savundu. Mektupta, "Adalet Bakanlığı'nın işkence edici derecede sıkıcı oyunu aracılığıyla bu ihlalleri düzeltmeye çalışmak artık etik, ahlaki veya sorumlu değil. Bu asla karmaşık bir girişim değildi. Adalet Bakanlığı, karartacağını söz verdiği mağdurların isimlerine aylardır sahipti. Bu ölçekte, tutarlılıkta ve ısrarcılıkta meydana gelen başarısızlıkları açıklayabilecek hiçbir kurumsal yetersizlik düzeyi yoktur" ifadeleri yer aldı.
Epstein Davası ve Ünlü İsimler
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İngiltere Prensi Andrew, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu, ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını açıklamıştı. Aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı belirtilmişti.