Candan Erçetin Müziğe Ekonomik Zorunluluktan Başladığını Anlattı
Candan Erçetin, arkeolojiden müziğe geçişini "kötü yola düşmek" olarak nitelendirdi; sanatçı kariyerinin kirasını ödemek için başladığını ve artık geri dönüşü olmadığını anlattı.
Candan Erçetin, Armağan Çağlayan'ın YouTube programında müzik yolculuğunu ve yaşamını anlattı.
Candan Erçetin Şarkıcılığa "Kötü Yoldan" Düştüğünü Söyledi
Yıllarca arkeolog olmayı hayal eden Candan Erçetin, müziğe geçişini şansa değil zorunluluğa bağladı. "Üniversitede arkeoloji okudum ve arkeolog olmak istiyordum. 5 sene Efes kazılarında çalıştım. Çok da severek yaptım" diyen sanatçı, yüksek lisans için gittiği Avusturya'dan dönünce kadroların dolmuş olduğunu gördü. Organizasyon sektörüne geçti; ancak 1994 ekonomik krizi çalıştığı şirketi batırdı. "Sonra başka krizler derken kötü yola düştüm, şarkıcı oldum" dedi gülerek.
Müzik kariyerinin başlangıcını kirasına bağlayan Erçetin, S Restoran'dan gelen teklifi yalnızca geçim kaygısıyla kabul ettiğini söyledi: "Kiramı ödemek için kabul ettim. İkinci sezonda ise albüm yaptım. İpin ucu kaçtı, geri dönüş olmadı."
Candan Erçetin: "Hareket Halindeyken Veda Etmek İstiyorum"
Dinlenmek yerine üretmeyi tercih ettiğini vurgulayan sanatçı, emekliliğe ve tatile mesafeli durduğunu açıkça ifade etti: "Çalışırken ölmek istiyorum. Ben bir hayval barınağında da çalışabilirim, bir vakıfta da. Sabah kalktığımda mutlaka bir işim olmalı." 15 günlük deniz tatillerini kendine yakıştıramadığını da ekledi.
Sahne öncesi gerginlik yaşamadığını belirten Erçetin, hazırlık ritüelini sade bir şekilde tarif etti: "Türk kahvemi içer ve çıkarım." Şöhretin ise ayrı bir yük olduğunu, zaman zaman "Orada olmasaydım" diye düşündüğünü kabul etti; ancak sahnenin kendisini hâlâ derinden mutlu ettiğini söyledi.
"Müthiş Bir Arzuyla İstenmemiş Bir Çocuğum"
Kırklareli'de büyüyen Erçetin, babasının çocuk kütüphanesi müdürü ve müzik öğretmeni olduğunu, annesinin ise ev hanımı olduğunu anlattı. Üç kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldiğini, ancak planlanmadığını dürüstçe aktardı: "Müthiş bir arzuyla istenmemiş bir çocuğum. 'Bu olmasın' denmiş. Memur bir baba, ev hanımı bir anneye bir kız, bir erkek yeter. Onlara hak veriyorum." Çalışma disiplinini ise babasından devraldığını vurguladı.
Dedikodu Yok, Kahkaha Yok, Televizyon da Yok
Erçetin, yakın çevresini küçük tuttuğunu ve dedikodusuz bir yaşam sürdüğünü söyledi: "Dost sohbetlerinde şakalar yapıp eğlendiren kişiyimdir ama kahkaha atan biri değilimdir. Komedi de beni güldürmez. O yüzden arkadaşım yok." Müzik çalan mekânları ve evi ise vazgeçilmezi olarak tanımladı.
Yaşam alanında televizyon bulunmadığını belirten sanatçı, sohbet ortamında ekranın kendisine çok kötü geldiğini söyledi. Evdeki televizyona ise tek bir istisna tanıdığını ekledi: "Ben sadece Hakan'ın (Karahan) oynadığı dizileri izliyorum."