Trump İran'a Gözdağı Verdi: Bombardıman Uçaklarını Gösterdik
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la sürdürülen görüşmelere ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Trump, Tahran yönetiminin müzakere masasına oturma nedenini "vurulmak istememeleri" olarak gösterirken, bölgeye konuşlandırılan bombardıman uçaklarını hatırlattı.
Trump, 4 Şubat'ta Washington'da düzenlenen Ulusal Dua Kahvaltısı'nda yaptığı konuşmada İran ve Venezuela'ya yönelik askeri gövde gösterisine dikkat çekti. Amerikan lider, "İran ile pazarlık halindeyiz. Vurulmak istemedikleri için pazarlık yapıyorlar. Vurmamızı istemiyorlar. İran'a bombardıman uçaklarımızı gösterdik" diyerek Tahran'a sert mesajlar gönderdi.
Askeri Yığınak Diplomasinin Arkasında
Trump, Amerikan ordusunun son dönemde güçlendirildiğini vurgularken İran ve Venezuela örneklerini öne çıkardı. "İran'da ve Venezuela'da gücümüzü gösterdik" ifadelerini kullanan Trump, her iki ülkede sergilenen askeri kapasitenin altını çizdi. Bu açıklamalar, diplomatik sürecin arkasında güçlü bir askeri baskının yattığını ortaya koyuyor.
Trump'a göre İranlı yetkililer, olası bir ABD saldırısından kaçınmak için müzakere yürütüyor. "Onlar bizimle müzakere ediyorlar çünkü onlara saldırmamızı istemiyorlar" diyen Trump, İran'a doğru ilerleyen büyük bir filodan söz etti. Bu açıklamalar, Washington'ın hem deniz hem hava gücüyle İran üzerindeki caydırıcılık politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.
Bölgede Artan Amerikan Varlığı
Son haftalarda ABD ile İran arasındaki gerilim, nükleer program tartışmaları ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının artmasıyla tırmandı. USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve beraberindeki gemiler bölgeye konuşlandırıldı. F-15E savaş uçakları ve havada yakıt ikmali yapabilen tanker uçaklarla Amerikan hava gücü Orta Doğu'da yoğunlaştı.
Trump'ın açıklamaları, önceki günlerde "İran'a doğru ilerleyen dev bir donanma"dan söz eden beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde Washington'ın Tahran üzerindeki baskıyı hem diplomatik hem askeri kanallardan artırdığını gösteriyor.
Gece Yarısı Çekiç Operasyonu Gölgesi
İki ülke arasındaki gerilimde önemli bir dönüm noktası, geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine düzenlenen "Gece Yarısı Çekiç Operasyonu" oldu. Pentagon'un yürüttüğü operasyonda B-2 tipi "hayalet" bombardıman uçakları ve sığınak delici mühimmat kullanıldı. Fordo, Natanz ve İsfahan'daki tesislere ağır hasar verildiği bildirilen operasyon, Washington'ın gerektiğinde doğrudan askeri güç kullanabileceği mesajı olarak yorumlandı.
Trump'ın "İran'a bombardıman uçaklarımızı gösterdik" sözleri, bu askeri geçmiş çerçevesinde Tahran'a yönelik yeni bir uyarı niteliği taşıyor. ABD Başkanı, hem İran'ın nükleer programını sınırlamaya dönük baskısını hem de ülkedeki protestolara karşı yönetimin sert müdahalesine tepkisini, güç kullanma tehdidiyle birlikte dile getirdi.
Petrol Rezervleri Stratejik Hesapta
Trump, aynı konuşmada İran'ın elinde büyük petrol rezervleri bulunduğunu belirterek, ABD ile birlikte iki ülkenin "dünya petrolünün önemli bir kısmına sahip olduğunu" söyledi. Bu açıklama, enerji meselesinin Washington-Tahran hattındaki gerilimde stratejik bir unsur olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
ABD yönetimi, resmi açıklamalarda doğrudan savaş hedeflemediklerini ancak İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda "kırmızı çizgilerin" bulunduğunu vurguluyor. Pentagon kaynaklarına dayanan haberlerde, Orta Doğu'daki Amerikan muharip unsurlarının bölgesel güvenlik gerekçesiyle takviye edildiği belirtiliyor.
İran yönetimi ise daha önce ABD'nin herhangi bir saldırısına karşılık vereceğini ve ülkenin savunma kapasitesinin caydırıcılık için yeterli olduğunu savunmuştu. Trump'ın Ulusal Dua Kahvaltısı'ndaki sözleri, diplomatik çözüm arayışının sürdüğüne işaret etse de bu sürecin güçlü bir askeri baskı eşliğinde yürütüldüğünü gösteriyor. Taraflar arasında kapsamlı bir anlaşma sağlanamadığı takdirde yeni bir çatışma riski gündemde kalmaya devam ediyor.