Merve Taşkın Türkiye'den Kaçarken Uçakta Ağladı
Sosyal medyada tartışmalı paylaşımlarıyla tanınan Merve Taşkın, sürekli gözaltı korkusuyla yaşadığı psikolojik çöküşe dayanamayarak doğum gününde radikal bir karar verdi ve ülkeden ayrıldı. Uçaktan paylaştığı gözyaşlı veda videosu sosyal medyada gündem olurken, fenomenin ardında bıraktığı hukuki süreçler merak konusu oldu.
Dijital dünyada adı sık sık gündem olan Merve Taşkın, hayatında yeni bir sayfa açmak için Türkiye'yi geride bıraktı. Sosyal medya paylaşımları ve açtığı davalar nedeniyle yaşadığı baskıya daha fazla dayanamadığını açıklayan genç fenomenin bu kararı, sadece bir yolculuktan ibaret değil.
Doğum Gününe Tek Yön Bilet Hediyesi
Merve Taşkın, 21 Ocak 2026'da 28. yaş gününde hayatının en kritik kararını verdi. Kendisine doğum günü hediyesi olarak tek yön uçak bileti alan fenomen, bu kararı herhangi bir plan yapmadan, sadece içinde bulunduğu durumdan uzaklaşma arzusuyla aldığını belirtti.
Uçakta çektiği videoda gözyaşlarına boğulan Taşkın, takipçileriyle duygusal anlarını paylaştı. "Keşke evden almaya gelselerdi" ifadesini kullanarak yaşadığı travmanın boyutunu gözler önüne serdi. "Seni özleyeceğim Türkiye" diyerek veda eden fenomen, mevcut koşullar altında kalmanın artık imkansız hale geldiğini vurguladı.
Her Kapı Zili Gözaltı Korkusu Getirdi
Taşkın, Türkiye'deki son günlerinde ciddi bir psikolojik travma yaşadığını detaylarıyla anlattı. Günlük hayatını sürekli tetikte geçirdiğini söyleyen fenomen, kapı her çaldığında polislerin geldiğini düşündüğünü ifade etti. Bu korku hayatını öylesine sardı ki, gece olası bir gözaltına karşı yatağının başında kıyafetlerini hazır tutuyor, evden ayrılırken kedisinin aç kalmaması için mama ve su bırakıyordu.
Yaşadığı tükenmişliği dile getiren Taşkın, günlerini bu ağır endişeyle geçirmek istemediğini fark ederek çözümü ayrılmakta buldu. Seçiminin sonucunu bilmediğini ancak denememenin daha kötü hissettirdiğini belirtti.
Sevgililer Günü Tweeti Adli Vakaya Dönüştü
Fenomenin ülkeyi terk kararının temelinde 2025 yılında yaşadığı yoğun hukuki süreçler yatıyor. 14 Şubat 2025'te yaptığı mizahi bir paylaşım, olayların fitilini ateşledi. Sevgililer Günü için 400 bin TL karşılığında eşlik edebileceğini yazdığı tweet, CİMER'e yapılan şikayetler sonrası adli sürece taşındı.
İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan Taşkın hakkında konutu terk etmeme ve yurt dışı çıkış yasağı uygulandı. Mahkemedeki savunmasında paylaşımın tamamen mizah amaçlı olduğunu söyleyen fenomen, kendisini alan polislerin bile duruma şaşırdığını iddia etti. Süreç ilerledikçe adli kontrol tedbirleri ve yurt dışı çıkış yasağı kaldırıldı.
Hülya Avşar Programı Yeni Davalar Açtı
Taşkın'ın hukuki mücadelesi sosyal medyayla sınırlı kalmadı. Hülya Avşar'ın programına konuk olan fenomen, buradaki sözleri nedeniyle fuhuşa teşvik ve halkı aşağılama iddialarıyla suçlandı. Hem kendisi hem de Avşar hakkında suç duyurusunda bulunulması, üzerindeki baskıyı artıran faktörlerden biri oldu.
Ayrıca kendisine ait olmadığını savunduğu eski bir Twitter hesabı üzerinden de yargılandı. Müstehcen yayınlara aracılık suçlamasıyla 3 yıla kadar hapsi istenen Taşkın, hesaba dair kanıt olmamasına rağmen gözaltına alındığını ve telefonuna el konulduğunu anlattı. Daha önce benzer bir davadan beraat etmesine karşın yeni dosyaların açılması, fenomenin stresini katladı.
Belirsiz Rota ve Sosyal Medyanın Yankıları
Merve Taşkın'ın hangi ülkeye gittiği veya nerede yaşayacağı konusunda net bilgi bulunmuyor. "Hiçbir planım yok" diyen fenomen, daha önce yaşadığı Bali gibi dijital göçebe merkezlerini tercih edebilir. "Bu yüzden geri dönemeyebilirim" sözleriyle geri dönüş konusunda kapıyı araladı.
Ani ayrılık sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kullanıcıların bir kısmı Taşkın'ın yaşadığı psikolojik baskıya dikkat çekerek destek mesajları paylaşırken, bir kesim durumu eleştirdi. Özellikle uçaktaki ağlama videosu, kimileri tarafından samimi bir dışavurum olarak değerlendirilirken kimileri tarafından kurgusal bulundu. Merve Taşkın'ın hikayesi, dijital içerik üreticilerinin karşılaştığı hukuki riskleri ve şöhretin görünmeyen yüzünü bir kez daha tartışmaya açtı.