Fatih Altaylı 6 aylık tutukluluk sonrası kameralar karşısına geçti

Yaklaşık 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen gazeteci Fatih Altaylı, ilk videosunda gözaltına alınma anını ve cezaevindeki günlerini anlattı. 63 yaşındaki gazeteci, evinde yaprak sarması yaparken gözaltına alındığını ve polislerin eşyalarını bile almalarına izin vermediğini aktardı.

Fatih Altaylı 6 aylık tutukluluk sonrası kameralar karşısına geçti
Tarih: 2026-01-26
Yazar: Mehmet Pancar

YouTube kanalında kullandığı sözler nedeniyle hakkında dava açılan Fatih Altaylı, 29 Aralık 2025'te tahliye edildikten sonra uzun bir aradan sonra 25 Ocak 2026'da yayınladığı videoda izleyicileriyle buluştu. "Teşekkürler" başlıklı videoda, gözaltına alındığı gündeki ayrıntıları paylaşan ve kendisine destek veren takipçilerine teşekkür eden gazeteci, cezaevindeki deneyimlerini de ilk kez anlattı.

Altaylı'nın hukuki süreci 20 Haziran 2025'te YouTube kanalından yaptığı canlı yayında başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtta tarihsel örnekler üzerinden tehdit içerikli ifadeler kullandığı iddia edildi. Cumhurbaşkanı'nın avukatı 23 Haziran'da şikayetçi oldu.

Yaprak sarması yaparken kapı çaldı

Gözaltına alınma anını detaylandıran Altaylı, o gün evde kızı Zeynep için yaprak sarması hazırladığını söyledi. "Tam Haziran sonuydu. Evde Zeynep'e yaprak sarması yapıyordum. Çok sevdiği için. Ne yemek yapayım demiştim, yaprak sarması istemişti. Evde yaprak sarması yaptım. Onu tencereye dizdim, ocağa koydum" dedi.

Evde misafir olarak kalan bir Güney Afrikalı doktora öğrencisiyle akşam yemeği hazırlığı yaptıklarını belirten gazeteci, kapı çaldığında karşısında 5-6, belki 8 polisin durduğunu gördüğünü anlattı. Polisler kendisine "Fatih Bey iyi akşamlar" dediğinde "Hazırlanayım mı?" diye sorduğunu aktaran Altaylı, polislerin "Evet lütfen" cevabını verdiğini ifade etti.

Giyinmek için eve girmek istediğinde polislerin buna izin vermediğini belirten gazeteci şunları kaydetti: "Çünkü üstümde beyaz bir pantolon lacivert bir gömlek vardı. Dedi ki 'İçeri giremezsiniz'. 'Niye giremiyorum' dedim. Dediler ki 'Hayır'. Peki dedim 'Ya pijamayla olsaydım ne olacaktı'. Ona bir cevap alamadım açıkçası."

Fatih Altaylı 6 aylık tutukluluk sonrası kameralar karşısına geçti

Eşine telefon açmasına bile izin verilmedi

Altaylı, eşi Hande'nin o sırada ablasıyla birlikte Bodrum'da olduğunu söyledi. Evde çalışan yardımcının telefonunu getirdiğini, yanına eşya almak istediğini ancak polislerin "Yok, Fatih Bey böyle geliyorsunuz" yanıtını verdiğini aktardı. "Evdekiler vedalaşma fırsatım bile olmadı. Hatta telefonumla da eşime arama fırsatım da olmadı, ona da izin verilmedi" diyen gazeteci, aşağı indiklerinde kapının önünde 3 ekip arabasının beklediğini gördü.

Polislerin tutumunu değerlendiren Altaylı, "Bir önünde bir arkada bir de ortada. Ortadaki araca beni aldılar. Son derece kibar, son derece terbiyeli, en ufak bir ne diyeyim böyle kötü tavır falan yok. Bindik oraya bir kelepçe falan da takmadılar" ifadelerini kullandı.

Gazeteci, 21 Haziran 2025'te gözaltına alındı ve ertesi gün tutuklanarak Silivri Marmara Cezaevi'ne gönderildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 26 Kasım 2025'te "Cumhurbaşkanını tehdit" suçundan iyi hal indirimiyle 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin istinaf incelemesi sonucunda, tutukluluğunun 190. gününde 29 Aralık 2025 akşamı serbest bırakıldı.

Programcı Emre'ye esprili gönderme

Videosunun başında, tutuklu bulunduğu süreçte 'boş koltuk' yayınlarını sürdüren programcı Emre'ye esprili bir gönderme yapan Altaylı şöyle konuştu: "Nasıl attırdın beni içeriye? 'Fatih Bey bu konuda ne düşünüyorsunuz', Fatih Bey içeri. Zor soru sor, beni attır içeriye. Çok mutluydun bensiz, görüyordum, boş koltuk."

Tahliye sonrası ilk olarak 24 Ocak 2026'da usta tiyatrocu Haldun Dormen'in cenaze namazında ve anma töreninde görüntülenen Altaylı, kendini toparlamak istediğini ve sağlık kontrollerine öncelik verdiğini vurguladı. "Sadece hasta değilim. Haldun Abi'nin cenazesine gittim. 'İlk defa insan içine çıktı' demişler. Yo ilk defa çıkmadım. Cezaevinden çıktıktan sonra normal hayatımı sürdürdüm. Sadece propaganda yapmadık. Yayın yapmadım daha doğrusu" dedi.

Annesiyle bir hafta geçirdi

63 yaşında olduğunu hatırlatan gazeteci, eşini, dostlarını, annesini, kardeşini ve ailesini özlediğini ifade etti. "Kimseyi paniğe sokmak, sevindirmek, üzmek için söylemiyorum ama artık çok genç değilim, 63 yaşındayım. Rutin kontrollerim var. O yüzden çıktım 'Haa ben geldim' falan böyle bir durum yok. Kendimi ortalığa atacak halim yok, o tip bir adam değilim" diyen Altaylı, annesinin 80 küsur yaşında olduğunu ve İstanbul dışında yaşadığını belirtti. Tahliye sonrasında yılbaşının ertesi günü hemen annesini görmeye gittiğini ve yaklaşık bir hafta onunla vakit geçirdiğini söyledi.

Cezaevinde 192 gün kaldığını ve bu süreçte 83 kitap okuduğunu paylaşan Altaylı, haftalık harcamalarının yaklaşık 3 bin 500 lira civarında olduğunu aktardı. Cezaevinde elini kırdığını ve sağlık sorunları yaşadığını, yakın zamanda operasyonlar geçireceğini açıklayan gazeteci, kendisiyle kimsenin pazarlık yapmadığını da vurguladı. "İçeride bana kimse yazı yazmazsan bırakırız gibi tekliflerde bulunmadığını, iktidar kanadından benimle pazarlık yapan ne bir avukat ne temsilci ne de delegenin olmadığını" belirten Altaylı, "O konuda kimsenin kafasında soru işareti olmasın" dedi.