Aynı Yağmur Altında Dizisindeki Domuz Eti Sahnesi Tepki Çekti

ATV ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanan "Aynı Yağmur Altında" dizisi, Ramazan ayı öncesinde yayınlanan bir sahnesiyle sosyal medyanın gündemine oturdu. Başrollerinde Hülya Avşar ve Fikret Kuşkan'ın yer aldığı yapımda, laik bir ailenin sofra kurgusu üzerinden işlenen detaylar geniş çaplı bir tartışmanın knıvılcımını çaktı.

Aynı Yağmur Altında Dizisindeki Domuz Eti Sahnesi Tepki Çekti
Tarih: 2026-02-18

Nilsu Berfin Aktaş ve Burak Tozkoparan'ın da kadrosunda bulunduğu dizinin ikinci bölüm tanıtımlarında yer alan bir sahne, kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. Ramazan ayına sayılı günler kala laik yaşam tarzına sahip bir ailenin sofrasında domuz eti bulunduğunun, üstelik bu durumun olağan bir görüntü gibi sunulduğunun görülmesi izleyicileri ayağa kaldırdı. X platformunda yoğunlaşan tepkilerde dizinin, reyting uğruna muhafazakâr ve seküler kesim arasındaki gerilimi istismar ettiği öne sürüldü.

Aynı Yağmur Altında Dizisindeki Domuz Eti Sahnesi Tepki Çekti

İsmail Saymaz'dan Sert Eleştiri: Böyle Bir Türkiye Yok

Tartışmaların fitilini ateşleyen sahneye en sert tepkiyi gazeteci İsmail Saymaz verdi. Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kurgulanan yaşam biçiminin gerçeği yansıtmadığını savunarak Türkiye'deki laik kesimin büyük çoğunluğunun domuz eti tüketmediğinin altını çizdi ve şu ifadelere yer verdi:

"Böyle bir Türkiye yok, hiç olmadı. Laiklerin kahır ekseriyeti domuz yemez, yemediği gibi ikram da etmez. Ramazan'a girerken vatandaşları birbirine karşı dindar-seküler gerilimi üzerinden kışkırtarak reyting elde etme gayreti, domuzluk değilse nedir?"

Saymaz'ın bu sözleri kısa sürede binlerce etkileşime ulaşırken tartışma, laik yaşam biçiminin ekranlarda karikatürize edildiği iddiası üzerinden büyümeye devam etti.

Sosyal Medya Baskısı Geri Adım Getirdi

Tepkilerin dozunu artırması üzerine kanal yönetimi ve dizi ekibi dikkat çekici bir hamle yaptı: Domuz eti sahnesinin yer aldığı tanıtım videoları, dizinin ve kanalın resmi X hesaplarından sessiz sedasız kaldırıldı. Bu silme işlemi kamuoyunda sosyal medya baskısının sonuç verdiği biçiminde okunurken söz konusu sahnenin bölümün asıl yayınında yer alıp almayacağı hâlâ belirsizliğini koruyor.

Toplumsal Hassasiyetler ve Yayın Stratejisi

Haber sitelerindeki değerlendirmeler, özellikle Ramazan gibi dini hassasiyetlerin yoğunlaştığı bir dönemde bu tür bir kurgunun tercih edilmesinin toplumsal kutuplaşmayı besleyebileceğine dikkat çekiyor. Bir aile draması olarak tanıtılan projenin yaşam tarzı tartışmalarıyla gündeme gelmesi izleyicide hayal kırıklığı yarattı. Yapım ekibinden ya da kanaldan senaryo tercihlerine ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, tartışmanın merkezinde yayıncılık etiği ve toplumsal temsiliyet sorunsalı olmayı sürdürüyor.